Sizlerle sürpriz bir gelişmeyi paylaşmak isterim. 14.9.2009 tarihinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörlüğü olarak YÖK'e yapmış olduğumuz, "Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü" açma talebimiz YÖK tarafından uygun bulunmuştur. Birçok çevrenin ve kişinin çok spesifik bir alana ilişkin olması nedeniyle neredeyse imkansız olarak gördüğü Enstitü açma talebimizin kabul edilmiş olması beni gerçekten sonsuz mutlu etmiştir. Türkiye'nin bilişim teknolojisi hukuku alanındaki ilk Enstitüsü böylece süreçlerin en zorlusunu aşmış durumdadır. Şimdi YÖK'ün verdiği bu kararın Bakanlar Kurulu tarafından onaylanması aşamasına geldik. Bakanlar Kurulundan da olumlu yanıt alırsak Enstitü faaliyete geçmiş olacak.
Böylece 6.1.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğine istinaden kurulan ve o vakitler yine ülkemizin ilk merkezi olan, şimdiye kadar da bu alanda birçok başarılı ulusal ve uluslararası çalışmaya imza atan Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi lağvedilecek ve çalışmalarını Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsüne devredecektir. Bunları yazarken biraz içim buruk. Çünkü; yıllar önce aynı heyecanla Merkezi kurup, büyütüp şimdi ona veda etmek üzücü. Ancak Merkezin, akademik en üst birim olan Enstitüye dönüşmüş olması ve aynı Merkezi Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde kuruyor olmamız bu burukluğu hafifletiyor bir nebze.
Neden "Enstitü" sorusunun cevabını merak edenleriniz için açıklamak gerekirse; Enstitüler YÖK mevzuatı uyarınca yürüttükleri lisans, lisansüstü ve doktora programları açısından aynen Fakülteler gibi bağımsız hareket edebilmektedirler. Bilişim Hukuku alanında da Türkiye'de en önemli eksiklerden biri bu konuya özel nitelikli master ve özellikle doktora programlarının olmayışıydı. Enstitü ile bu önemli boşluk doldurulmuş olacak ve en azından ben yetiştirdiğim öğrencilerimi doktora veya master için yurt dışına göndermek zorunda kalmayacağım.
Bu Enstitü ile Adli Bilişim, e-Ticaret, Bilgi Güvenliği, Siber Güvenlik ve Bilişim Suçları, e-Devlet, Veri Koruması gibi alanlar ayrı bir Anabilim Dalı olarak ülkemize kazandırılmış olmaktadır. Müteakip aşama ise tahmin edeceğiniz üzere Üniversiteler Arası Kurul'dan (ÜAK) Bilişim Hukukunu doçentlik ve profesörlük için müracaat edilecek ayrı bir uzmanlık alanı olarak kabul ettirmek. ÜAK'da yapılacak bu çalışma benim bilişim teknoloji hukuku adına ülkemiz için yapacağım son çalışma olacak. Bunu da başarırsam kendim için belirlediğim misyonu tamamlamış olacağım. Sonrası bu ülkenin bilişim ve bilişim hukukuna gönül vermiş, bayrağı benden alıp bu konudaki çalışmaları çok daha ilerilere taşıyacak olan gençlerine ve yol arkadaşlarıma ait olacaktır.
1998 yılından beri yaptığım her sıra dışı çalışmada bana destek olan ve her zaman "özgür ruhuma" güvenen Üniversiteme (İstanbul Bilgi Üniversitesi), Merkez kurulmadan önce ve sonrasında hep benimle olan ve tüm bu başarıların her aşamasında sonsuz emekleri olan yol arkadaşlarım başta Yasin Beceni ve Tuğrul Sevim olmak üzere Erdem Akyazılı, Emre Bayamlıoğlu, Özge Bayamlıoğlu, Cüneyd Er, Murat Lostar, Nilgün Başalp, Nilay Erdem, Erdem Türkekul, Nurdan Çavdaroğlu, Cüneyt Süzer, M. Bedii Kaya, Görkem Özer ve Özüm Kasapoğlu'na; Merkezin çalışmalarına kuruluşundan beri destek olan Sayın Mustafa Alkan, Çağlayan Arkan, Hüseyin Berber ve Hüseyin Kuran'a; 2006 yılından beri Merkez olarak yapmış olduğumuz tüm çalışmaları ve Enstitü olma yolunda gayretlerimizi destekleyen Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım'a ve özellikle her türlü derdimizi çeken Danışmanı Sayın İhsan Durdu'ya yürekten teşekkürü borç bilirim.
Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü'nün ülkemiz ve dünyamız için güzel çalışmalara imza atacağına olan inancımla, hayırlı olsun diyorum.
Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü YÖK Onayından Geçti!
Gönderen
leyla keser berber
on 26 Ocak 2010 Salı
Etiketler:
Bilişim Teknolojisi Hukuku
1 yorum:
Son derece sevindirici bir haber. Yüksek lisansımı tamamladıktan sonra umarım doktora programlarına başvurma şansını yakalarım. Tebrikler
Yorum Gönder