Ankara Barosu Hukuk Kurultayı 2010 ve Adli Bilişim

Ankara Barosu tarafından her iki yılda bir organize edilen Hukuk Kurultayı kapsamında 14.01.2010 tarihinde Adli Bilişim konusunda bir Çalıştay düzenlendi. "Elektronik Ekipmanlarda Arama, El Koyma ve Elektronik Deliller" adı altında gerçekleştirilen Çalıştay'da güvenlik güçleri, avukatlar, savcılar, akademisyenler, bilgi güvenliği ve adli bilişim uzmanları ile kamu ve özel sektörde görevli uzmanlar adli bilişime ilişkin uzun yıllardır tartıştığımız sorunları ve sıkıntıları yinelediler. Gelişen teknolojinin adli bilişime ilişkin olarak ortaya koyduğu yeni problemlerin de değerlendirildiği Çalıştay'da tüm taraflar çözüm önerilerinin neler olabileceğini de tartıştı.

Bu çözüm önerilerinden en önemlisi, gerek özel hukuk gerek ceza hukuku bakımından artık adli bilişimle ilgili ayrıntılı hükümlerin hazırlanması ve yürürlüğe konulmasıydı. 2004 yılında yazdığım Adli bilişim kitabından sonra 2010 yılında yönettiğim bu Çalıştay'a kadar geçen zaman zarfında ülkemizde adli bilişimin hala yasal olarak ayağının yere basmamış olması ve hala aynı sorunları tartışıyor olmamız benim açımdan üzücü olsa da, Çalıştay Sonuç Raporunda tespit ettiğimiz ve ilgili kurumlarla paylaşıp takibini yapmaya kararlı olduğumuz ilkeler üzerinde hemfikir olmamız sevindiricydi.

Adli Bilişim Çalıştayının sonuç raporu aşağıdaki gibidir:

ADLİ BİLİŞİM ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU

Hukuk Kurultayı 2010 kapsamında, 14.01.2010 Tarihinde düzenlenen Elektronik Ekipmanlarda Arama ve El Koyma Çalıştayında aşağıdaki sorunlar tespit edilmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur:
1. Özel Hukukta adli bilişim ve elektronik delillere ilişkin acil düzenleme ihtiyacı söz konusudur.
2. Adli Bilişim ve özel hayatın gizliliği ilişkisi üzerinde durulmalıdır.
3. Ceza Muhakemesi ve özellikle Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasaları bakımından hukuka aykırı delil kavramı, bu delillerin değeri tartışılmalıdır.
4. Adli Bilişim ile ilgili uzmanlık ve bilirkişi ihtiyacı acil çözüm bekleyen konular arasındadır.
5. Adli bilişim süreçlerine ilişkin sorunlar mevcuttur.
6. Elektronik delillerin saklanması, muhazafası uygulamada sorunlar yaratmaktadır.
7. Adli bilişimin planlama boyutu, yönetsel süreçler önem taşımaktadır.
8. Bu konularda çalışmaları yönlendirecek bir çalışma grubu oluşturulması ve somut çıktılar ortaya konulması gerekmektedir.
9. Adli bilişime ilişkin bir model tespit edilmesi, ortak paylaşım ve sinerji yaratılması gerekmektedir.
10. Adli bilişim uzmanlıkları, tarafları gibi kavram ve standartların oturtulması gereklidir.
11. Adli bilişim araçları da dahil olmak üzere akreditasyon yolunun açılması gereklidir.
12. Ülke güvenliği anlamında adli bilişimin önemi üzerinde durulmalıdır.
13. FSEK uygulamaları, haksız rekabet ve Rekabet Kurumu uygulamaları ve ceza davalarının birçoğunda CMK 134’ün uygulanmayışı; İcra-İflas Kanununda yer alan haciz kurumuna ilişkin olarak adli bilişimle ilgili hükümler olmamasının yarattığı sorunlar çözümlenmelidir.
14. CMK 134’e ilişkin olarak polis, savcılık ve mahkeme uygulamasında yaşanan sıkıntılar.
15. Özel hukuka ilişkin uyuşmazlıklarda hukuka aykırı delil kavramının belirsizliği ve adli bilişim ilişkisi. Kişisel verilerin korunması ile adli bilişim ilişkisi değerlendirilmelidir.
16. Düzenleme strateji ve politikalarının önemi: düzenleyici etki analizi ve strateji raporu şeklinde kanun koyucuya adli bilişimle ilgili bir yol haritasının sunulması gereklidir.
17. Bu çalışmalar yapılırken “iyi yönetişim” ilkesi ön planda olmalı ve adli bilişimle ilgili çalışmalara ilgili tüm tarafların katılımı sağlanmalıdır.


LEYLA KESER BERBER’in ÖZEL TALEBİ:Bundan sonraki Hukuk Kurultaylarında katılımcılara teşekkür amacıyla Plaket vs. verilmemesi onun yerine TEMA veya benzeri Vakıflarla anlaşılarak “ağaç” diktirilmesi, ağaç sertifikalarının da katılımcıların e-mail adreslerine elektronik olarak gönderilmesi, kağıt sertifika kullanılmaması önemle rica olunur.

2 yorum:

M. Kâni HACIPAŞAOĞLU dedi ki...

Hukuk Kurultayının 12-13 Ocak 2010 tarihlerinde icra edilen Siber Suç Sözleşmesi ve Siber Suçlarla Mücadele bölümünde de maalesef durum aynıydı. 2001'de imzalanan Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesinde hâlâ biz yokuz, yasal olarak da, teknik olarak da... Ne eksik diye sorarsak bence bu konuda bir lider kurum ve kurumlar arası sinerji. Zor mu dersiniz?

Mehmet Salih GÖK dedi ki...

Plaket yerine fidan dikilmesi fikrinizi destekliyorum.