Bilişim Teknolojisi Hukuku Merkezinin Dünü, Bugünü ve Geleceği!

İstanbul Bilgi Üniversitesinde faaliyet gösteren, kurucusu ve direktörü olduğum Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin dünü, bugünü ve geleceğine ilişkin olarak aşağıdaki linkten bilgi edinebilirsiniz:

http://www.cnnturk.com/video/cnn.turk.tv/sait.gursoyla.basariya.dogru/programlar/2009/06/02/sait.gursoyla.basariya.dogru/13449.290325/index.html

Obama Siber Güvenlik Koordinatörü Atıyor!

Başkan Obama Howard A. Schmidt'i Beyaz saray'ın yeni siber güvenlik koordinatörü olarak atayacak. Schmidt, hükümetin bilgisayar sistemlerinin korunması stratejilerine nezaret edecek. Bush hükümeti zamanında da siber güvenlik danışmanlığı yapan Schmidt, ayrıca Microsoft ve eBay'de de üst düzey güvenlik rollerini üstlendi.

Haberin tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

http://rs6.net/tn.jsp?et=1102901573218&s=39742&e=001HEMqKlLBH5Jl99YzLDZ5IoA-Fq4L_Q6rrkzkW9DYduprEx5J8kI8q6tISJCdfzZ1rEiHK-sfLCcImY3TpyOxoiSeXQ2DY1dhzJ-B1slPM3ZFPsR6EF_T_fnyrX26eGwWe6xRG4vEW3k3BsBnEoJNMFM1gOtWpPRk1QC9EVv8baTo4rml-i_LRKTs98O9jveUfV0y8CMNLg5pHlFHw_Fg_Q==]Story [http://rs6.net/tn.jsp?et=1102901573218&s=39742&e=001HEMqKlLBH5Jl99YzLDZ5IoA-Fq4L_Q6rrkzkW9DYduprEx5J8kI8q6tISJCdfzZ1rEiHK-sfLCcImY3TpyOxoiSeXQ2DY1dhzJ-B1slPM3ZFPsR6EF_T_fnyrX26eGwWe6xRG4vEW3k3BsBnEoJNMFM1gOtWpPRk1QC9EVv8baTo4rml-i_LRKTs98O9jveUfV0y8CMNLg5pHlFHw_Fg_Q==]

İstanbul Bilgi Üniversitesi&Erzincan Üniversitesi İşbirliği


İstanbul Bilgi Üniversitesi (Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi) ile Erzincan Üniversitesi arasında 12 Aralık 2009 tarihinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Silahtarağa Kampusunda işbirliği protokolü imzalandı.

İki üniversite arasında bilgi ve iletişim teknolojileri ve hukuku alanlarında karşılıklı işbirliğini, bilgi paylaşımını ve ortak akademik çalışmaları kapsayan protokol ile Bilgi Üniversitesi'nin bilişim ve bilişim hukuku konularında sahip olduğu tecrübe ve birikim Erzincan Üniversitesi ile paylaşılacaktır. Bu sayede Erzincan Üniversitesi'nin de bilişim ve bilişim hukuku alanlarında Anadolu'da akademik olarak yapılanmış ve uzman Üniversitelerimiz arasında yerini alması hedeflenmektedir.

AnkaSec-Ankara Güvenlik Konferansı 24 Aralık 2009

AnkaSec nedir?
AnkaSec(http://www.ankasec.org) bilgi güvenliği alanında çalışan, bu alana merak duyan ve güvenlik uzmanları arasında bilgi paylaşımını yaymayı amaçlayan Ankara’ya özel bir etkinliktir.
Türkiye'de eksikliği hissedilen ürün/teknoloji bağımsız güvenlik konferansı anlayışına katkı amacıyla düzenlenen AnkaSec, konusunda uzman kişiler tarafından yapılacak uygulamalı sunumlar eşliğinde katılımcıların merak ettiği konulara cevap bulmalarına ve uygulamaları görmelerine olanak tanıyacak.
İçerik

24 Aralık 2009 Perşembe
09:00-09:30 Açılış Konuşması
09:30-10:15 Bilgi Güvenliğine Hacker Bakışı – Huzeyfe ÖNAL
10:30-11:00 Sosyal Mühendislik: Güvenliğin Psikolojik Boyutu – Tolga Mataracıoğlu(TUBİTAK)
11:15-12:00 Dünyada Ve Türkiye’de Güncel Tehditler Mehmet ÜNER (Microsoft)
12:00-13:00 Öğle yemeği arası
13:00-13:45 iPhone’nunuz Sizi Ele Veriyor – Halil ÖZTÜRKCİ(ADEO)
14:00:14:45 Ağ Erişim Güvenliği Hakkında Bilinmesi Gerekenler – Uğur DEDE(Sentim)
15:00-15:45 Kurumsal Kimlik Yönetimi- Yılmaz Çankaya(TUBİTAK)
16:00-16:45 DOS/DDOS Saldırıları ve Korunma Yolları – Huzeyfe ÖNAL
Kayıt
Kayıt için lcv@ankasec.org e-posta adresine konu başlığı “Ankasec kayıt” olan e-posta gönderilmesi yeterlidir.

Ulaşım
TÜBİTAK Başkanlık Binası
Feza Gürsey Salonu
Tunus Cad. No:80
Kavaklıdere / Ankara

Sponsorlar
Tubitak, HP, Microsoft, Sentim, ADEO, GüvenlikEğitimleri
Destekleyenler
Owasp-TR, Netsec Ağ ve bilgi güvenliği topluluğu, Beyazşapka bilgi güvenliği topluluğu
İletişim
info@ankasec.org
www.ankasec.org

ENISA'dan İki Önemli Rapor

Avrupa Ağ ve Bilgi Güvenliği Ajansı tarafından iki önemli rapor yayımlandı.

Bunlardan biri Cloud Computing'e ilişkin olan Raporun adı : Cloud Computing: Benefits, Risks and Recommendations for Information society. Rapora www.enisa.europa.eu/act/rm/files/.../cloud-computing-risk.../at.../fullReport linkinden erişebilirsiniz.

İkinci Rapor ise eID Kartlara ilişkin. Online bankacılıkta eID kartların ortaya çıkarabileceği güvenlik zayıflıklarına dikkat çeken Raporun adı: Privacy and Security Risks when Authenticating on the Internet with European eID Cards. Rapora http://www.enisa.europa.eu/act/it/eid/eid-online-banking/ linkinden erişmek mümkündür.

IstSec '09 Konferansı Hakkında Bilgiler

IstSec '09 Konferansı 12-13 Aralık tarihlerinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Silahtarağa Kampusunda gerçekeştirildi.

İlk gün yoğun olarak bilgi güvenliğine ilişkin farklı konuların ele alındığı ve siber tehditler ve Türkiye'nin durumunun anlatıldığı bir panel ile sonuçlandı. İkinci gün daha çok bilgi güvenliği ile ilişkili hukuki konuların ve mevzuatın değerlendirildiği paneller yapıldı.

Teknik ve hukukçuların ilk defa bu kadar yoğun bir şekilde gündemi belirlediği konferans her iki taraf için ve özellikle dinleyiciler açısından faydalı oldu.

Konferansın merakla beklenen Capture the Flag (CTF)yarışması ise henüz sonuçlanmadı. CTF'de öngörülen etapları aşamayan hacker'lar bu hafta da Flag'i capture etmeye çalışacaklar.

Konferans için tebliğ ve sunum hazırlayan konuşmacıların tebliğleri www.istsec.org adresinde yayımlanacaktır.

Cloud Computing Risk Değerlemesi

ENISA (Avrupa Birliği Ağ ve Bilgi Güvenliği Ajansı) tarafından hazırlanan ve Cloud Computing'in faydaları, riskleri ve önerilerin yer aldığı rapora aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

http://www.enisa.europa.eu/act/rm/files/deliverables/cloud-computing-risk-assessment

IstSec 2009 Konferansı

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İstanbul Barosu ve Bilgi Güvenliği Derneği'nin ortaklaşa gerçekleştireceği İstanbul Güvenlik (IstSec) Konferansı, 12-13 Aralık tarihlerinde Bilgi Üniversitesi Silahtarağa Yerleşkesinde yapılacaktır. Konferansın açılışını Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım gerçekleştirecektir.

Kurumsal ve kişisel bilgi güvenliği, siber güvenlik, kişisel verilerin korunması, kayıtlı elektronik posta (certified e-mail veya registered e-mail), cloud computing, mahremiyet (privacy) gibi konuların ele alınacağı konferansa ilişkin detaylı bilgiyi gelecek hafta blog'da görebilirsiniz.

AB, Cookie Yasasını Onayladı

Avrupa Konseyi Cookie Yasası olarak adlandırılan, internet cookie'leri alınırken web kullanıcılarının rızasının alınmasını gerektiren yasayı onayladı. Yasa yürürlüğe girdiğinde, web siteleri sistemlerine cookie yerleştirmeden önce, bazı istisnalar dışında, tüketicilerin rızasını almak zorunda kalacaklar. Yasanın, ilgili reklamları yapmak amacıyla web kullanıcısının online aktivitelerini izlemek üzere cookie kullanan davranışsal hedefleyiciler üzerinde büyük etki yaratacağı beklenmektedir.

Detaylı bilgi için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz:

[http://rs6.net/tn.jsp?et=1102822725116&s=39742&e=00161wume8SPye9EwAMBirDxr0Tu5AucOKz4hHJqRDrmkirx8WalHQ_Nay6cngeGhuUtlkQl8UTdX5QdqztDQGCznPOEoPW4J3RcIJW3OxnfTHLUa3sHpDpjmQf5Sj-UXoK]

http://rs6.net/tn.jsp?et=1102822725116&s=39742&e=00161wume8SPyf8NSd0VNzz3NahD91Y6T2qiYhcaEn5fjz7gkfd5guDr6qwcNx_KF7iDSCxyI56zEGbY9nmBsHzvdYugI7v4jZ-euyvIBRDKuvaJUmcmSgpCMy9SXOmQXUXIiKAqVome2bjJzI3k_w74QLQ-V3giXUJ0UsFsBbC03SrO0H2K5S4dJPHCpy-_niT]Story [http://rs6.net/tn.jsp?et=1102822725116&s=39742&e=00161wume8SPyf8NSd0VNzz3NahD91Y6T2qiYhcaEn5fjz7gkfd5guDr6qwcNx_KF7iDSCxyI56zEGbY9nmBsHzvdYugI7v4jZ-euyvIBRDKuvaJUmcmSgpCMy9SXOmQXUXIiKAqVome2bjJzI3k_w74QLQ-V3giXUJ0UsFsBbC03SrO0H2K5S4dJPHCpy-_niT

Brüksel Veri Koruması Kurallarını Sıkılaştırıyor!

AB Komisyonu Veri Koruması kurallarını webmail, sosyal networkler ve online bankacılık gibi internet servislerinde ve aynı şekilde finanstan sağlık hizmetlerine kadar uzanan geniş bir yelpazaedeki sanal olmayan hizmetler açısından veri korumasının önemini artırmak amacıyla 2010 yılında yeniden gözden geçirecektir.
Sosyal ağlar da dahil olmak üzere online hizmetler hassas verilerin kullanıcının bilgisi olmaksızın toplandığı uygulamlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun dışında Amazon veya e-Bay gibi e-ticaret hizmetleri, online bankacılık ve Gmail (Google), Hotmail (Microsoft) gibi webmail hizmetleri de veri koruması bakımından önem taşımaktadır.
Web tabanlı olup olmadığına bakılmaksızın tüm bu hizmet çeşitlerinde giderek artan ölçüde kişisel verilerin kullanılması sorun teşkil etmektedir. Ulaşım, finans ve sağlık hizmetleri yoğun bir şekilde kişisel bilgiye dayanmaktadır ve veri ihlalleri bakımından kullanıcının bilgilendirilmesi noktasında daha sıkı kuralların geçerli olmasını gerektirmektedir.
Kaynak: http://www.euractiv.com/en/infosociety/brussels-tighten-data-protection-rules/article-186779.

KIbrıs Bilişim Adası Çalışmaları Başladı!

Kıbrıs Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, 23-24 Ekim 2009 tarihlerinde "Bilişim Adası" Çalıştayı düzenledi. İki gün boyunca Ada'nın bilişim alanında uluslararası bir cazibe merkezi haline gelebilmesi için yapılması gerekenler üzerinde duruldu.

Bilişim Adası olmak iki cepheli bir çalışmayı beraberinde getirmektedir. Bir yönü itibariyle yeni bir ekonomik düzen oluşturma hedefi ve bu doğrultuda yapılması gereken çalışmalar söz konusu iken, diğer yönü itibariyle bu ekonomik düzeni de destekleyecek regülasyonlar yapılması söz konusu olmaktadır.

Türkiye'nin Ulaştırma Bakanı Sayın Binali YILDIRIM önderliğinde destek verdiği Bilişim Adası vizyonu ve bu çerçevede yapılacak çalışmalara, tüm bilişim sektörü de destek vermek amacıyla Kıbrıs'taydı.

Romanya Anayasa Mahkemesi ve Veri Saklama Yasası

Romanya Anayasa Mahkemesi 8 Ekim tarihinde verdiği kararda, mobil operatörlerin ve internet servis sağlayıcıların iletişim verilerini altı ay için saklamalarını öngören yasanın anayasal olmadığına karar verdi.


Kararın gerekçesine göre; Civil Society Commission adlı bir sivil toplum örgütü tarafından mobil operatör Orange'a karşı açılan davada, veri saklamaya ilişkin yasanın Romanya Anayasasının 28. maddesini ihlal ettiği tespit edilmiştir. 28. madde haberleşmenin gizliliği ilkesini düzenlemektedir.


Söz konusu yasa, AB Veri Saklama Direktifini iç hukuka uyarlamıştır ve 31 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Türkiye'nin Bilişim Teknolojisi Hukuku Gaziantep'e Emanet!




Türkiye'de bilişim teknolojisi hukuku konusunda deneyimli ve hukuk yaşamını bu branşa odaklamış insanların sayısı iki elin parmaklarını toplamını geçmez. İşte bu hukukçulardan 4'ü Gaziantep'li. Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanı Ali KAYA, İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Gökhan AHİ, Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Bilişim Hukuku Komisyonu eski Başkanı Av. Özgür Eralp ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü olarak ben Leyla Keser Berber. Biz şehrimizle gurur duyuyoruz. Eminim Gaziantep'te yetiştirdiği bu dörtlü ile gurur duyuyordur.

Uluslararası Standartlar ve İyi Uygulama Kodları Işığında Kişisel Verilerin Korunması

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin uluslararası standartlar ve iyi uygulama kodlarının değerlendirildiği makale için bkz.

http://www.beyazsapka.org/makaleler/uluslararasi-standartlar-ve-iyi-uygulama-kodlari-isiginda-kisisel-verilerin-korunmasi-ve-k

Erişim Engeline İlk "Kullanıcı" İtirazı

Geçtiğimiz hafta Beyoğlu Başsavcılığı’nın Türkiye’den erişimini engellediği MySpace ve last.fm tedbir kararına karşı bir kullanıcı tarafından itiraz dilekçesi verildi. ‘Muhatap’ sıfatıyla verilen dilekçe, bir internet sitesine Türkiye’de erişim engeli konması kararına karşı bir kullanıcının yaptığı ilk yasal itiraz niteliği taşıyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Yaman Akdeniz ve avukatı Altan Akdeniz’in ‘kullanıcı’ sıfatıyla sundukları itiraz dilekçesi, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na 29 Eylül sabahı teslim edildi. Dilekçede, MySpace ve last.fm’e erişim engeline dayanak yapılan “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Ek Madde 4’ün 3. fıkrası hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu” belirtilerek iptal edilmesi talebiyle Anayasa mahkemesi’ne gönderilmesi talep edildi.

Haberin detayı için bkz. http://www.ntvmsnbc.com/id/25004982/

AB, Oracle&SunMicrosystems Birleşmesine Soruşturma Açtı

AB Komisyonu, Amerikan yazılım ve donanım sağlayıcısı Sun Microsystems’in Oracle tarafından (Amerikan veri tabanı ve uygulama yazılımları şirketi) devralınmasına ilişkin olarak, AB Birleşme Regülasyonu çerçevesinde kapsamlı bir soruşturma başlattı. Komisyonun ilk pazar araştırması, öngörülen devralmanın, veritabanı pazarına ilişkin rekabet sorunları yüzünden tek Pazar ile uyumluluğuna ilişkin ciddi şüpheler ortaya çıkaracağını göstermektedir. Kapsamlı bir sorgulama başlatılması, soruşturmanın nihai sonuçları hakkında önceden hüküm verileceği anlamına gelmemektedir. Bu devralmanın EEA kapsamındaki efektif rekabet ortamını önemli ölçüde engelleyip engellemeyeceği ve bunun önemli bir parçası olup olmayacağı konusunda nihai karar vermesi için 19 Ocak 2010’a kadar (90 iş günü) vakti vardır.

Dijital Ekonomi Avrupa'yı Krizden Çıkarabilir

AB Komisyonunun 4 Ağustos 2009 tarihinde yayımlanan Dijital Rekabet Edilebilirlik Raporu, AB’nin dijital sektörünün 2005 yılından beri güçlü bir gelişim içinde olduğunu göstermektedir.

Bugün Ab vatandaşlarının %56’sı düzenli olarak internet kullanmakta, bunların %80’i yüksek hızlı bağlantılara sahiptir. Bu oran Avrupa’yı dünyanın geniş bant internet lideri yapmaktadır. Avrupa %119 orandaki mobil aboneleriyle dünyanın gerçek anlamda ilk mobil kıtasıdır. Avrupa bu avantajları “dijital sağduyuya” sahip ve gelişme ve inovasyonlar bakımından güçlü Pazar liderleri konumunda olacak genç nüfusu ile devam ettirmek istemektedir. Dijital ekonomi potansiyeli üzerine sistemi inşa etmek, Avrupa’nın ekonomik krizden sürekli olarak kurtuluşu için gerklidir.

16-24 yaş arası internet kullanıcıları en aktif internet kullanıcılarıdır. Bunlardan %73’ü online içerik paylamak ve oluşturmak amacıyla gelimiş hizmetleri kullanmaktadırlar. 24 yaş altındaki nüfusun %66’sı interneti hergün kullanmaktadır. Bu grup, nüfusun diğer kalanına oranla gelişmiş internet yeteneklerine sahiptirler (4 Ağustos 2009 tarihinde yayımlanan Dijital Okuryazarlık Raporundan alına veriler).

“Dijital nesil” video veya müzik gibi nline içeriği görüntülemek veya indirmek için ödeme yapmaya isteksiz gözükmesine rağmen (%33 oranındaki genç nesil herhangi birşeye herhangi bir ödeme yapmak istemediklerini belirtmektedir), gerçekte bunların iki katı orandaki genç nüfus bu servislere ödeme yapmaktadır. Bu grup ayrıca daha iyi hizmet ve kalite sunumu için ödeme yapmaya daha isteklilerdir.


Tüm bu gelişmelere rağmen, AB vatandaşlarının üçte biri interneti hiçbir şekilde kullanmamıştır. Tüketicilerin %7’si diğer üye devletlerden online alışveriş yapmaktadır. Avrupa, bilgi ve iletişim teknolojilerine, geniş bant internet iletişimine ve online reklamcılık gibi inovatif pazarların geliştirilmesine yaptığı R&D yatırım oranları ile de Amerika ve Japonyanın gerisinde kalmıştır.

9 Soruda Bilgi Toplumu'nun Geleceği

AB’nin, Avrupa’yı ICT alanında liderliğe taşıyacak ve büyüme ve mesleki gelişim için bilgi toplumunun fırsatlarını değerlendirmeyi hedefleyen i2010 stratejisi (AB Komisyonu tarafından 2005 yılında kabul edilmiştir (IP/05/643)) bu yıl sonu itibariyle tamalanmış olacaktır.

AB Komisyonu yeni bir “dijital Avrupa” için strateji raporu hazırlama ve bir politka belirleme için çalışmalar yapmış ve 2010-2015 yıllarını kapsayacak hedefler belirlemeye çalışmış ve bunları 9 Ekim 2009 tarihine kadar kamu oyu görüşüne açmıştır.


Kamuoyu görüşü için şu temel 9 soru bilgi toplumunun geleceği için dikkate sunulmuştur:

–Ekonomik toparlanmayı sağlamak ve Lisbon hedeflerinin gelişmesine ve mesleki ajandaya katkıda bulunmak için ICT nasıl değerlendirilir?
–ICT daha sürdürülebilir düşük karbon ekonomisine geçişe nasıl destek olabilir?
–Herkes için açık ve yüksek hızlı internet olanağı sunan %100 connected ekonomi daha iyi nasıl yaratılabilir?
–Önemli ICT araştırma ve inovasyonlarındaki performasnını Avrupa nasıl artırabilir?
–Büyüme, inovasyon ve yeni hizmetleri sağlamak için digital tek Pazar nasıl desteklenmelidir?
–Web 2.0 gibi online servisler ve araçlar, kullanıcı yaratıcılığı, içerik üretme ve servis koşulları bakımından daha iyi nasıl desteklenmelidir?
–Kamu hizmetlerinin tüm AB vatandaşları için kolay erişilebilir olması anlamında modernizasyonu bakımından web nasıl yardımcı olabilecektir?
–ICT Avrupalı vatandaşların yaşam kalitesini nasıl geliştirebilir ve ICT vatandaşların yaşamlarının merkezi noktası haline nasıl getirelebilir?
–www ve global bilgi toplumlarının uluslar arası arenasında AB ağırlığını nasıl hissettirebilir?

Net'te Paylaşmak Güzeldir: Common Creative

Common Creative (CC) "copyright" yerine "copyleft" yaklaşımını benimseyen ve bilgi'nin paylaşıldıkça değer yaratacağını felsefesini savunan bir akımdır. Lawrance Lessig tarafından fikir babalığı yapılan ve hayatımıza sokulan bu olgu, eser sahiplerinin internette haklarının korunması gerektiği zaman oldukça "creative" çözümler de sunmaktadır.

CC Türkiye çalışmaları uzun yıllardır İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde yürütülmektedir. Proje lideri olan Emre Bayamlıoğlu sayesinde Türkiye bu kavramla tanışmış ve CC'ye ev sahipliği yapan ülkeler arasında yer almıştır.

CC Türkiye ile ilgili olarak Bilgi Üniversitesi bu yıl çalışmalarını kamuoyu ile paylaşmaya başlayacaktır. İlk toplantı CC'nin ilgili tarafları ile Ekim ayı içinde Bilgi Üniversitesinde yapılacaktır. Lawrance Lessig'in geldiği ve CC'nin tüm yönleriyle konuşulacağı ikinci toplantı ise bahar döneminde yapılacaktır. Konu ile ilgili yine buradan gelişmeleri paylaşacağım.

AB, Amerika'nın Banka Hesap Bilgilerine Erişim Koşullarını Tartışıyor

AB, Washington'ı terörizmle savaş politikasının bir parçası olarak SWIFT yoluyla Avrupalıların kişisel bilgilerini almak istediğinde firmalara yeterli garantileri sağlaması konusunda uyarıda bulundu. Avrupalı ve Amerikalılar, 8.000 bankayı kapsayan global günlük işlem hacmi trilyon dolarları bulan SWIFT yoluyla elde edilen bilgilerin kullanılması konusunda şüpheli müzakerelerde bulunmktadırlar. 2006 yılınd Belçika'nın mahremiyet koruma komisyonu, banka kayıtlarının Amerikan kurumlarına anti-terörizm amacıyla kullanılması için gönderilmesini ve dolayısıyla SWIFT'in Belçika'nın mahremiyet ilkelerini ihlal ettiğini tespit etmiştir.

SWIFT, Amerikan otoritelerine 11 Eylül 2001 saldırılarının akabinde "sınırlı" miktarda kişisel veriyi, radikallerle mücadele edilmesi amacıyla verdiğini kabul etmiştir. Temmuz 2007 tarihinden itibaren SWIFT "safe harbour" ilkelerine uymak zorunda kalmıştır. Bir yandan AB üyesi ülkelerden bilgi toplamakta, ancak bunu yaparken Avrupa'dakilere eşdeğer veri güvenliği standartları kullanmaktadır.

SWIFT işlemlerinde yer alan özellikle hesap bilgileri başta olmak üzere diğer bilgiler, Amerikan maliye bakanlığı tarafından sadece anti-terör soruşturmalarında kullanılmakta ve kulalnılmadıkları takdirde de 5 yıl içinde silinip yok edilmektedir.

SWIFT gelecek ay Amerika'da bulunan ve Amerika'ya ait olmayan serverlarını, AB'ni yatıştırmak amacıyla bu ülkeden Hollanda'ya transfer edecektir.

AB Komisyonu kişisel verilerin transferindeki sürekliliği sağlamak amacıyla, Temmuz ayında yeni bir anlaşma tasarlamıştır. AB ile anlaşma olmaksızın, Amerika veri akışını muhafaza etmek için sadece üye devletlerin iyiniyeti ile yetinmek durumunda kalacaktır.

Post-i2010 Hakkında Kamuoyu Görüşü ve Müzakere!

Avrupa Birliği, Bilgi Toplumu olma yolunda Lizbon Stratejisi doğrultusunda belirlediği i2010 hedefini öteledi. Post-i2010: Avrupa Bilgi Toplumu İçin Yeni Bir Strateji için Öncelikler (2010-2015) dokümanı hakkında 9 Ekim 2009 tarihine kadar görüş verilebilecektir. Müzakereler Avrupa için yeni bir ICT Stratejisi oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Bu konu ile ilgili olarak ayrıca bugün (23 Eylül 2009)'da webstream olanağının da olduğu herkese açık bir toplantı düzenlendi.

Avrupa'nın Dijital Rekabet Edilebilirlik Raporuna aşağıdaki linkten erişebilirsiniz:

http://ec.europa.eu/information_society/newsroom/cf/itemdetail.cfm?item_id=5146.

HIV Pozitif Memur "Mahremiyet Hakkı" İçin AİHM'de!

Kişisel Verilerin Korunmasına ilişkin yasal düzenlemelerin "özel niteliği olan veri"'ler kategorisinde soktuğu ve "ayrımcılık" tehlikesine karşı daha sıkı hukuki himaye altına aldığı sağlık verilerinin ihlal edilmesi ve hukuki sonuçlarına ilişkin önemli bir haber yayınlandı Hürriyet Gazetesinde.

Sağlık verileri ve özel hayatın gizliliği konusunda yazılmış bir kitabımız mevcut olduğu için hukuki değerlendirmelere girmiyorum. Habere aşağıdaki linkten erişebilirsiniz:

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12403081.asp.

Hangi Web Siteleri Mahremiyetinizi Koruyor?

(İnternetteki birçok site biz farkında olmadan kişisel bilgilerimizi toplamakta ve birçok şekilde bu verileri değerlendirmektedir. Reklam/tanıtım amaçlı veya kullanıcı profili oluşturmaya dönük veri işlemeler bunlardan sadece bazılarıdır. Privacy Bird (http://www.privacybird.org) ve Privacy Finder (http://www.privacyfinder.org), web sitelerinin henüz biz kişisel bilgilerimizi vermeden önce, bu bilgilerle neler yapacakları konusunda kullanıcıya yardımcı olan araçlardır.

Privacy Bird Internet Explorer web browser'ına ekleyebileceğiniz ücretsiz bir araçtır. Privacy Finder ise mahremiyetinize saygı gösteren web sitelerini bulmanıza yardımcı olan ücretsiz online bir arama motorudur.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da İnternet Filtreleme

Berkman Center for Internet&Society OpenNet Initiative (ONI: http://opennet.net/) adıyla Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da internet filtreleme konusunda bölgesel durum ve ülke raporları bazında durumu değerlendiren bir araştırma yayınladı.



Orta Doğu ve Kuzey Afrika'ya ilişkin 2008-2009 sonuçlarına http//opennet.net/research/regions/mena adresinden erişmek mümkündür. ONI gelecek aylarda Asya, Latin Amerika, Avrupa, Amerika, Afrika'nın diğer bölümleri, Avustralya ve Kanada'yı kapsayan daha geniş araştırmaları içeren "Access Controlled: The Shaping of Power, Rights and Rule in Cyberspace" adlı bir kitap yayınlayacaktır.

Bilişim ve Bilişim Hukuku İle İlgili Yeni Bir Web Sitesi

Bilişim Teknolojisi Hukuku ve genel olarak bilişimle ilgili sorunların, önemli gündem maddelerinin değerlendirildiği ve açık bir üslupla hemen herkesin anlayacağı şekilde konuların irdelendiği yeni bir site mevcut.



www.bilisimhukuk.com adresinden siteye erişim mümkündür. Konu ile ilgilenen herkesin katkıda bulunabileceği, bilgiyi paylaşarak büyütmeyi hedefleyen güzel bir çalışma olmuş. Sitenin oluşumunda ve bundan sonraki yaşam döngüsünde emeği geçen ve geçecek herkesi tebrik ediyorum.

e-Devlet ve Bilgi Toplumu Kanun Tasarısı Taslağı

(Başbakanlık tarafından hazırlanan e-Devlet ve Bilgi Toplumu Kanun Tasarısı Taslağı, e-Dönüşüm Türkiye çalışmaları ve bu kapsamda mevcut olan kurumsal yapıda radikal değişiklikler ve yenilikler getirmektedir. Taslağa aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.)



http://www.basbakanlik.gov.tr/docs/e-devlet/taslak.pdf

İnternet Bankacılığında Banka ve Müşterinin Sorumluluğu

İnternet bankacılığında banka ve müşterilerinin yasal olarak sorumluluklarının belirlenmesinde bilişim teknolojileri şimdiye kadar oldukça önemli rol oynamıştır. Teknolojinin hukuki ilişkileri bundan sonraki süreçte de etkileyeceği şüphesizdir.

Bilişim teknolojisi hukuku işte noktada devreye girmekte ve klasik hukuki kurumlar ve ilkelerle şekillendirmeye alışkın olduğumuz hukuk dünyasına farklı bir boyut katmaktadır. Bu boyutta artık bilişim teknolojisi hukukunun kendine özgü normları, hukuki ilişkilerdeki sorunların çözümü bakımdan dikkate alınmak gerekmektedir.



(Banka ve müşterisi arasındaki "internet bankacılığı sözleşmesi" veya "bankacılık hizmetleri sözleşmesi'nden doğan hukuki ilişki ve başta 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu olmak üzere bilişim teknolojisi hukuku normlarının bu ilişkiden doğan sorunların çözümünde ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak www.beyazsapka.org sitesinde yayımlanan "İnternet Bankacılığında Banka ve Müşteri'nin Sorumluluğu" başlıklı makalemi okuyabilirsiniz.

Ankara Barosu Bilişim ve Hukuk Dergisi

(Ülkemizde bilişim ve bilişim teknolojisi hukukuna özel bir önem atfeden ve bu konuda yıllardır takdire şayan çalışmalar yürüten Ankara Barosu, "Bilişim ve Hukuk" dergisi ile de Türkiye'deki önemli bir açığı kapatmaktadır.

Derginin Ocak-Mart 2009 dönemini kapsayan 10. sayısının konusu e-Sağlık Kayıtları ve Mahremiyet'e ayrılmıştır. Bu kapsamda benim yazdığım "Avrupa'dan Bir Haber ve Çevreci Bilişm Teknolojisi Hukuku (Green IT Law) Konsepti" başlıklı makale dışında, Erdem Akyazılı'nın "Elektronik Sağlık KAyıtlarının Hukuk Mahkemesinde Delil Olarak Değerlendirilmesi"; Mahir Ülgü'nün "e-Sağlık ve Kişisel Sağlık Verilerinin Standardizasyonu"; Nilgün Başalp'in "Kişisel Verilerin İnternette Açıklanması Üzerine Bir Avrupa Topluluğu Adalet Divanı Kararı: Kişisel Verilerin ve Özellikle Sağlık Verilerinin İnternette Açıklanması 95/46 Sayılı Yönergenin Uygulama Alanına Girer mi?" başlıklı yazılarını ve nihayet sevgili Cüneyd'in (ER) "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Kapsamında Elektronik Sağlık Kayıtları ve Özel Hayatın Gizliliği" başlıklı makalesini bulabilirsiniz.



(Bu sayıdan itibaren bilişim ve bilişim teknolojisi hukuku ile ilgili kitapların da tanıtımının yapıldığı Bilişim ve Hukuku Dergisi için Ankara Barosu ile irtibata geçebilirsiniz.

Bilgi Çağı, Avukatlık Mesleği ve Reklam Yasağı Yönetmeliği

Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin "İnternet" kenar başlıklı 9. maddesini, konu ile ilgili yorumlarımı içeren yazımı yayınlayıncaya kadar dikkatlerinize sunmak istiyorum:





Internet
Madde 9 — Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, internet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları"na aykırı olmayacak şekilde kendisini ifade etme hakkına sahiptir.
Mesleki faaliyetlerini internet üzerinden sürdürmek, müvekkillerini bilgilendirmek, mesleki makalelerini ve bilimsel çalışmalarını yayınlamak amacıyla yalnızca [av.tr] uzantılı internet sitesi açabilir. Tabelada, basılı evraklarında ve internet sitesinde sadece av.tr uzantılı veya Türkiye Barolar Birliğinin ya da bağlı bulunduğu barosunun verdiği e-posta adreslerini kullanabilir. Internet sitesi üzerinden mesleki faaliyetini yürütürken avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukat unvanının gerektirdiği saygı ve güvene aykırı olmamak şartı ve gerekli güvenlik tedbirlerini alarak sır saklama yükümlülüğüne uygun davranmak kaydı ile internet’in kendine özgü araçlarını ve sadece ilgili kişinin ulaşabileceği, şifre-algoritma ile korunan internet sitesinin geri planında kişiselleştirilmiş "sanal ofis" benzeri uygulamaları kullanabilir. Bu uygulamalar ilgilisinin dışındakilerin kullanımına açılamaz.
Bu Yönetmelik kapsamında olanlar açacakları internet sitelerinde;
a) Site sahibi ya da sahiplerinin adı soyadı varsa akademik unvanı, avukatlık ortaklığı ise tescil unvanı, avukatlık bürosu ise büro unvanı, fotoğrafı, Türkiye Barolar Birliği ve baro sicil numaraları, mesleğe başlama tarihi, mezun oldukları üniversite, bildikleri yabancı dil, mesleki faaliyetin yürütüldüğü büro adresi, telefon ve faks numaraları, e-posta adresi gibi bilgilerin bulunmasını sağlar,
b) İş sağlama amacına yönelik olmamak ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açmamak kaydıyla internet sitelerini arama motorlarına kayıt ederken anahtar kelime (keyword) olarak; "adı ve soyadı", "avukatlık ortaklığı unvanı","avukatlık bürosu unvanı", "bulunduğu şehir ve kayıtlı oldukları baro" "avukat, hukuk, hukukçu, adalet, savunma, iddia, eşitlik, hak" dışında bir sözcük ya da tanıtım tümcesi kullanamaz,
c) İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet kullanıcılarını kendi sitesine veya kendi sitesinden bir başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.


Article 29 Çalışma Grubu’nun Facebook İlkeleri Raporu

AB Veri Koruması görevlileri Facebook, Myspace ve Bebo gibi sosyal paylaşım sitelerinin kullanıcılarının AB mahremiyet kurallarına uyduklarını bizzat kendilerinin garanti etmek zorunda oldukları konusunda kullanıcıları uyardı.
Tüm kullanıcıların ayrıca şimdiye kadar yerine getirmedikleri diğer bir kriter de şudur: Sosyal paylaşım sitelerine ancak resimlerde veya videolarda gözüken kişinin rızasıyla görüntü ve/veya bilgi yüklenebileceğidir.



AB “Article 29 Çalışma Grubu”, geçen hafta (22 Haziran) yayımladığı raporla AB veri koruması hukukunun hızla gelişen sosyal paylaşımdan nasıl etkileneceği konusunda AB Komisyonunun soruna dikkatini çekti. Raporda yer alan tavsiyelerin bir çoğu konuyla ilgili olan taraflar açısından sürpriz niteliğinde değil.
Rapor paylaşım sitelerinin mahremiyet ayarlarının, kullanıcının daha sıkı mahremiyet kontrolü oluşturmak için opt in yerine opt out seçeneğine sahip olacak şekilde ayrıntılı bir şekilde yapılmasını önermektedir.
Kullanıcı kendisi veya başkasına ait veri yüklemeye başladığında, mahremiyet riskleri hakkında uyarılmalı ve kullanıcı kendi kişisel verilerinin başkaları tarafından ne ölçüde erişilebilir olduğunu açıkça görebilmelidir.
Sosyal paylaşım siteleri var olduğu tarihten itibaren gazeteler sık sık bu tür sitelerde yer alan resimler veya bilgiler yüzünden kullanıcıların mağdur olduklarını, işlerini kaybettiklerini yazmaktadır.
Veri koruması düzenleyicileri pasif olan hesapların ilişik verilerle birlikte mutlaka silinmesi konusunda da uyarmaktadırlar. Çalışma grubu ayrıca servis sağlayıcıların web sayfalarında, veriler bakımından kaygılar söz konusu olduğunda, kolayca erişilebilir bir şikayet prosedürü öngörmelerini de önermektedir.
Irk, din, politik görüş veya cinsel tercihler gibi hassas konulara ilişkin veriler işlenemeyecek veya reklamlara aktarılmayacaktır. Eğer istiyorlarsa bireylere takma ad kullanma olanağı verilmelidir. Küçüklere ilişkin verilerin işlenmesi söz konusu olduğunda servis sağlayıcılar tarafından özel önlemler alınması gerekmektedir.
Veri koruması görevlisi olarak tanımlananlar da dahil olmak üzere tüm kullanıcıların diğer bir kullanıcıya ait bilgi veya görüntüleri ancak o kullanıcının rızası ile yükleyebileceğini Article 29 Çalışma Grubu önermektedir. Bu tavsiye kendisine ait veya arkadaşlarına ait görüntülerini yükleyen sosyal paylaşım sitelerinin günlük kullanıcıları açısından ciddi bir sorun teşkil edecektir. Birçok site yüklenen bir resimde etiketlenen (tagged) ve dolayısıyla adı gözüken bireylere kendilerini etiketlememe olanağını vermektedir. Ancak AB veri koruması uzmanları için bu yeterli olmayabilecektir.
Article 29 Çalışma Grubu tarafından hazırlanan Rapora aşağıdaki linkten erişebilirsiniz:
http://ec.europa.eu/justice_home/fsj/privacy/docs/wpdocs/2009/wp163_en.pdf

e-FATURA’da AVRUPA’nın EN BÜYÜĞÜ “HOLLANDA”

Hollanda, e-fatura hacmiyle Avrupa e-fatura pazarının en büyüğü durumunda. İsveç ve İspanya ile bilikte e-fatura konusunda en dinamik üç pazardan birisi olarak gösterilmektedir.
B2B segmentte e-fatura hacminin 2009 yılı itibariyle 40 milyona, B2C segmentte ise bu oranın 15 milyona yaklaşacağı öngörülmektedir. E-Fatura servis sağlayıcılığı potansiyeli ülkede oldukça cazip alanlardan biridir. Hollanda ayrıca her yıl farklı bir AB ülkesinde düzenlenen European EXPP Summit’e[1] bu yıl ev sahipliği yapacaktır.

[1] http://www.expp-summit.com/.



Gerek B2B gerek B2C sektörde daha büyük e-fatura hacmini yakalayabilecek ülkemizde ise, e-fatura uygulaması çoğunu telekomünikasyon sektörünün oluşturduğu 6 şirkete izin verilerek başlatılmış, ancak e-fatura servis sağlayıcılara ilişkin düzenleme yapılacağı gerekçesiyle uzun zamandan beri uygulamadan istifade etmek isteyen şirketlerin talepleri kabul edilmemektedir. Oysa e-fatura “Çevreci Bilişim (Green IT) ve Çevreci Bilişim Hukukunun” en önemli ayaklarından biri olup, kağıt tüketimini ortadan kaldıran ve çevrenin korunmasına katkıda bulunan önemli bir uygulamadır.

VERİ KORUMASI'na BSI STANDARDI

İngiliz Standartlar Enstitüsü (BSI) Avrupa Birliği Veri Koruması Direktifi'ne (95/46) uyumu sağlamak amacıyla hazırladığı standardını yayımladı. BS 10012:2009 numaralı, Kişisel Bilgi Yönetimi Sistemleri İçin Spesifikasyonlar adlı standart hakkında BSI'ın sayfasından bilgi edinilebilir.




http://www.bsigroup.com/en/Shop/Publication-Detail/?pid=000000000030175849

SPK'dan e-İMZA UYGULAMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ

(Sermaye Piyasası Kurulu 30 Mayıs 2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan "Bilgi, Belge ve Açıklamaların Elektronik Ortamda İmzalanarak Kamuyu Aydınlatma Platformu'na Gönderilmesine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ" ile elektronik imza kullanımına ilişkin süreçleri belirlemiştir.
Tebliğin amacı; Sermaye piyasası araçları Borsa’da işlem gören ortaklıklar ile aracı kurumlar ve katılma payları Borsa’da işlem gören fonların kurucuları tarafından bu Tebliğ kapsamındaki her türlü bilgi, belge ve açıklamanın elektronik ortamda imzalanması ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’na; bağımsız denetim kuruluşlarınca düzenlenen bağımsız denetim raporlarının elektronik ortamda hazırlanarak imzalanmasına ve ortaklıklar, aracı kurumlar ve fonlara elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.



Tebliğ'le öngörülen elektronik imza uygulama alanları ve süreçler hakkında aşağıdaki linkten bilgi edinebilirsiniz:

http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2009/05/20090530-12.htm

Erişimin Engellenmesine Karşılaştırmalı Bir Bakış!

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim Teknolojisi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden çıkan bilimsel eserlere bugün bir yenisi daha eklendi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan ve Ekonomi Hukuku dalında master yapan sevgili öğrencim Mehmet Bedii KAYA, benim danışmanlığımda yürüttüğü ve TÜBİTAK tarafından finanse edilen "Türk Hukukunda ve Mukayeseli Hukukta İnternet Erişiminin Engellenmesi" adlı tezini bugün başarı ile savundu ve tezi oybirliği ile kabul edildi.
İnternet erişiminin engellenmesinin teknik, hukuki ve anayasal hak ve özgürlükler açısından irdelendiği çalışmanın içindekiler bölümü aşağıda verilmiştir. Tez, önümüzdeki aylarda "Oniki Levha Yayıncılık A.Ş." tarafından kitap olarak yayımlanacaktır.





İÇİNDEKİLER............................................................................................................................... iii
KISALTMALAR ............................................................................................................................ vi
KAYNAKCA............................................................................................................................... viii
1. Giris .......................................................................................................................................... 1
2. Đnternet...................................................................................................................................... 4
I. Gelisim sureci............................................................................................................................... 4
II. Calısma prensipleri ...................................................................................................................... 6
III. Đnternetin yonetimi ..................................................................................................................... 9
A- Yetkili kurumlar............................................................................................................... 10
1. ICANN......................................................................................................................... 10
2. IANA........................................................................................................................... 10
3. Kok sunucu operatorleri ............................................................................................... 11
4. Diğer kurumlar ............................................................................................................. 11
B- Uluslararası yonetim sorunu ............................................................................................ 11
IV. Kullanım alanları ...................................................................................................................... 17
V. Yeni nesil Đnternet: Web 2.0...................................................................................................... 21
3. Erisim engelleme yontemleri ................................................................................................... 23
I. Engellemenin kapsamına gore..................................................................................................... 24
A- ĐSS temelli engelleme ...................................................................................................... 24
B- Đnternet omurgası temelli engelleme ................................................................................ 26
II. Engelleme surecine gore ............................................................................................................ 27
A- Doğrudan engelleme ........................................................................................................ 27
B- Đhtarlı engelleme .............................................................................................................. 27
III. Engelleme suresine gore ........................................................................................................... 27
A- Gecici engelleme.............................................................................................................. 27
B- Kalıcı engelleme .............................................................................................................. 28
IV. Engelleme sistemine gore......................................................................................................... 29
A- Otomatik engelleme ......................................................................................................... 29
B- Bireysel engelleme ........................................................................................................... 30
V. Kullanılan tekniğe gore.............................................................................................................. 30
A- IP engellemesi.................................................................................................................. 31
B- DNS engellemesi.............................................................................................................. 33
C- URL engellemesi.............................................................................................................. 36
C- Proxy engellemesi ............................................................................................................ 37
D- Đcerik engellemesi ............................................................................................................ 38
E- DDOS atakları .................................................................................................................. 39
F- Alan adı terkin yontemi .................................................................................................... 41
G- Fiziksel sunucu mudahalesi ............................................................................................. 41
Ğ- Ağ hataları ....................................................................................................................... 41
H- Sosyal teknikler................................................................................................................ 42
4. Engelleme asma yontemleri..................................................................................................... 45
I. Yaygın teknikler .......................................................................................................................... 45
A- IP değisikliği .................................................................................................................... 45
B- DNS değisikliği................................................................................................................ 46
C- URL gizleme .................................................................................................................... 46
C- Proxy kullanımı................................................................................................................ 47
D- Đcerik aldatmacası ............................................................................................................ 47
E- Uzak masaustu kullanımı ................................................................................................. 48
F- Kopya icerik kullanımı ..................................................................................................... 49
G- Onbellek kullanımı .......................................................................................................... 49
Ğ- Online ceviri sistemleri .................................................................................................... 50
H- Trafik aktarımı ................................................................................................................. 50
II. Değerlendirme ........................................................................................................................... 50


5. Mukayeseli hukukta erisimin engellenmesi............................................................................. 52
I. ABD ........................................................................................................................................... 53
II. Avrupa Birliği ............................................................................................................................ 59
III. Cin ........................................................................................................................................... 66
IV. Guney Kore .............................................................................................................................. 71
V. Singapur.................................................................................................................................... 74
VI. Suudi Arabistan ........................................................................................................................ 78
6. Turk hukukunda erisimin engellenmesi................................................................................... 80
I. Đnternet ile ilgili yetkili kurumlar ................................................................................................ 80
A- Bilgi Teknolojileri ve Đletisim Kurumu ........................................................................... 80
B- Telekomunikasyon Đletisim Baskanlığı ............................................................................ 82
C- Đnternet Kurulu................................................................................................................. 83
C- Radyo Televizyon Ust Kurulu ......................................................................................... 83
II. 5651 sayılı Kanunu oncesi erisim engellemeleri........................................................................ 84
III. 5651 sayılı Kanunun hazırlık sureci ......................................................................................... 85
A- Bilisim Ağı Hizmetlerinin Duzenlenmesi ve Bilisim Sucları Hakkında Kanun Tasarısı. 85
B- Bilisim Sistemi Uzerinden Suc Teskil Eden Zararlı Yayınlarla Mucadele Hakkında
Kanun Teklifi ........................................................................................................................ 86
C- Elektronik Ortamda Đslenen Sucların Onlenmesi ile 2559 ve 2937 sayılı Kanunlarda
Değisiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı........................................................................ 87
1. Genel gerekce............................................................................................................... 87
2. Adalet Komisyonu raporu ............................................................................................ 88
3. TBMM muzakereleri.................................................................................................... 90
IV. 5651 sayılı Kanuna gore Đnternet erisiminin engellenmesi ...................................................... 91
A- Engelleme kararlarının hukuki niteliği ............................................................................ 92
B- Engelleme sebepleri ......................................................................................................... 93
1. Đntihara yonlendirme .................................................................................................... 94
2. Cocukların cinsel istismarı ........................................................................................... 98
3. Uyusturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylastırma................................... 104
4. Sağlık icin tehlikeli madde temini .............................................................................. 107
5. Mustehcenlik .............................................................................................................. 110
6. Fuhus .......................................................................................................................... 116
7. Kumar oynanması icin yer ve imkan sağlama............................................................ 118
8. Sabit ihtimalli veya musterek bahis oynatılması ........................................................ 121
9. Ataturk aleyhine islenen suclar .................................................................................. 122
C- Erisim engelleme yontemi.............................................................................................. 125
1. Yetkili makamlar........................................................................................................ 125
a) Adli makamlar ....................................................................................................... 125
b) TĐB........................................................................................................................ 126
2. Engelleme usulu ......................................................................................................... 129
3. Engelleme kararının kaldırılması ............................................................................... 130
4. Engellemenin sona erme halleri ................................................................................. 131
5. Tazminat..................................................................................................................... 131
C- Sorumluluk rejimi .......................................................................................................... 132
1. Đcerik sağlayıcılar ....................................................................................................... 132
2. Yer sağlayıcılar .......................................................................................................... 136
3. Erisim sağlayıcılar...................................................................................................... 138
4. Đnternet toplu kullanım sağlayıcıları........................................................................... 140
5. Ortak hukumler .......................................................................................................... 141
D- Yayından cıkarma ve cevap hakkı ................................................................................. 142
E- Fikri mulkiyet ihlalleri ................................................................................................... 145
V. 5651 sayılı Kanunun değerlendirilmesi ................................................................................... 147
A- Sınırlama rejimi acısından değerlendirme ..................................................................... 147
1. Kanunla sınırlama ...................................................................................................... 147
2. Anayasanın sozune ve ruhuna uygunluk .................................................................... 148

3. Olcululuk ilkesi .......................................................................................................... 149
4. Hakkın ozu ................................................................................................................. 151
5. Demokratik toplum duzeninin gereklilikleri .............................................................. 154
B- Đfade hurriyeti acısından değerlendirme......................................................................... 158
7. Sonuc .................................................................................................................................... 162

AB'de e-Ticaret Oranları

Avrupa e-Ticaret Pazarı’nın 2006 yılında 106 milyar Euro olacağı öngörülmüştü. Cironun %70’i İngiltere, Almanya ve Fransa gibi üç anahtar pazarda yoğunlaşmıştı. 2008 yılı verileri dikkate alındığında geçen 2 yılda AB üye devletleri arasında e-ticaret seviyesi bakımından önemli varyasyonlar göze çarpmaktadır:
- İngiltere’de bireylerin %57’si kişisel kullanımları amacıyla mal ve hizmet siparişlerini internet üzerinden vermişlerdir. Almanya, Danimarka ve Hollanda’da bu oran %50’nin üzerindedir.
- Fédération du e-commerce et de la vente à distance (FEVAD)’a göre; Fransa’da internet kullanıcılarının %66’sı online alışveriş yapmaktadır.
- Almanya’da 2007 yılında bireylerin %58.3’ü interneti online alışveriş yapmak amacıyla kullanmıştır.




- Nordik ülkelerde (Danimarka, İsveç, Finlandiya ve İzlanda) kulalnıcıların %91’i internet üzerinde işlem ve ticaret yapmışlardır.
- Yeni AB üyesi olan Bulgaristan ve Romanya’da bu oran sırasıyla %3 ve 4’tür. Estonya, Kıbrıs, Yunanistan, İtalya ve Portekiz’de 2008 yılında kişisel kullanım amacıyla online alışveriş yapan bireylerin oranı %10’dur.
- 2008 yılında Online olarak en çok yapılan işlemler ve alınan mal/hizmetler şunlardır: seyahat ve tatil rezervasyonları (%42); giysi, spor malzemeleri (%41), kitap/dergi/uzaktan eğitim materyalleri (%39).
- İnternetten yapılan satışlar, günlük yaşamdaki alışverişi de etkilemiştir. 5 internet kullanıcısından 3’ü fiyat karşılaştırma sitelerini kullanarak, alışveriş yapmadan önce fiyatlar hakkında bilgi edinerek fiziki alışverişlerini gerçekleştirmektedir.
- İnternet en hızlı gelişen perakende kanalıdır. 2008 yılında AB 27’de perakendecilerin %51’i satışlarını e-ticaret aracılığıyla gerçekleştirmiştir. Sadece çok yaygın olarak kullanılan doğrudan perakende satışların, perakendeciler tarafından kullanım oranı %79’dur. Bu oran dikkate alındığında e-ticaret, mail order’lardan (%30), müşterileri evinde ziyaret ederek gerçekleştirilen satışlardan (%21) ve tele satışlardan (%17) daha popülerdir.
- Ancak ulusal ve sınır ötesi e-ticaret arasındaki uçurum genişlemektedir. 2006’dan 2008’e kadar en az bir kere internetten mal/hizmet satın alan tüm AB tüketicilerinin oranı %27’den %33’e çıkarken, sınır ötesi e-ticaret sabit kalmaya devam etmiştir (%6-%7).
- Sınır ötesi alışveriş potansiyeli mevcuttur. AB vatandaşlarının üçte biri, daha ucuz veya daha iyi olduğu için satın almak istedikleri mal veya hizmetleri diğer AB üyesi bir devletten almak istemektedir.
- AB tüketicilerinin %33’ü mal veya hizmetleri başka bir dilde almaya istekli iken, satıcıların %59’u işlemleri birden çok dilde gerçekleştirmeye hazırdırlar.
- Sınır ötesi online ticaret için iş potansiyeli de somutlaştırılamamaktadır. AB 27 satıcılarının %51’i internet üzerinden satış yaparken, %21’i ise halihazırda sınır ötesi işlemleri gerçekleştirmektedir. %21’lik bu aynı oran sınır ötesi reklam da vermektedir.
- Halihazırda AB’li satıcıların dörtte üç’ü sadece ulusal sınırlar içinde satış yapmaktadır. 5 AB’li satıcıdan biri (%21) sınır ötesi satış yöntemlerini kullanarak, en az bir diğer AB ülkesine satış yapmaktadır. Sınır ötesi ticareti kullanarak satış yapan satıcılar çok az sayıda üye devlete bu satışları yapmaktadır. Bu satıcıların sadece %4’ü 10 veya daha çok üye devlete satış yaparken; ticaretin yoğun bir bölümü bir veya iki üye devlet arasında gerçekleşmektedir.
- Pazar segmentasyonu online tüketiciler bakımından giderek artan engellerin kaynağı olarak gösterilmektedir. 2006 yılında tüketicilerin %33’ü sınır ötesi alışverişleri, satıcı ile aynı ülkede yaşamadıkları için gerçekleştirmediklerini belirtmiştir. 2008 yılında yayımlanan Eurobarometer araştırma verileri de, 2007 yılında başarılı bir şekilde sınır ötesi alışveriş yapan tüm tüketicilerin, %8’inin en az bir diğer sınır ötesi alışverişi tamamlama konusunda engellere takıldıklarını göstermektedir.

Kaynaklar: eMarketer (2007), quoted in ACSEL (2008).
Nordic e-trade index, May 2008.
FEVAD, ‘Chiffres Clés vente à distance et e-commerce'''', 2008.
Bvh, ‘Entwicklung des E-commerce in Deutschland (BtC)'''', October 2007.
Flash Eurobarometer 224: ‘Business attitudes towards cross-border sales and consumer protection'''' (2008).

AB e-Ticaret Direktifinin Ekonomik Etkileri Hakkında Rapor

AB e-Ticaret Direktifi Uzmanlar Grubu tarafından 15 Eylül 2008'de hazırlanan Direktifin ekonomik etkilerinin irdelendiği rapora aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.



http://ec.europa.eu/internal_market/e-commerce/docs/expert/20080915_study_en.pdf

Telekomünikasyon Sektörüne Özgü Ticari Sır Yönetmeliği!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yayımlanan Yönetmelik, "ticari sır kavramına en azından telekomünikasyon sektörü bakımından açıklık getirmektedir. Yönetmelikte yer alan hükümler aşağıdaki gibidir:




28 Mayıs 2009 PERŞEMBE
Resmî Gazete
Sayı : 27241
YÖNETMELİK
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan:
İŞLETMECİLERE AİT TİCARÎ SIRLARIN KORUNMASI İLE KAMUOYUNA AÇIKLANABİLECEK
BİLGİLERİN YAYIMLANMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Kurum tarafından yetkilendirilmiş işletmecilerin ticarî sırlarının korunması ile kamuoyuna açıklanabilecek bilgilerinin kapsamını belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, Kurum tarafından yetkilendirilmiş işletmecilerin ticarî sırlarının korunması ile kamuoyuna açıklanabilecek bilgilerinin yayımlanmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.
(2) İşletmecilerin, tüketicilerin ve diğer üçüncü tarafların bireysel bilgi taleplerinin değerlendirilmesi bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) İşletmeci: Yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten şirketi,
b) Kurul: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunu,
c) Kurum: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu,
ç) Ticarî sır: Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren bir ticarî işletme veya şirketin, iş planı ve yatırım planı dâhil olmak üzere, faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken, işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için büyük önemi bulunan bilgileri,
d) Yerleşim yeri: Türkiye İstatistik Kurumunun nüfus verilerine göre nüfusu 10.000 ve üzeri yerleşim yerini
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
İlkeler, Ticarî Sırların Korunması, Kamuoyuna
Açıklanabilecek Bilgiler ve İdarî Yaptırımlar
İlkeler
MADDE 5 – (1) İşletmecilere ait bilgilerin yayımlanmasında aşağıdaki ilkeler esas alınır:
a) Şeffaflığın artırılması,
b) Tüketicinin azami seviyede bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi,
c) Rekabetin korunması ve geliştirilmesi.
Ticari sırların korunması
MADDE 6 – (1) İşletmeciler, Kurum tarafından yapılan her türlü bilgi ve belge talebini karşılamakla yükümlüdür.
(2) Kurum, İşletmecilerden elde ettiği aşağıda sayılan ticarî sır niteliğindeki bilgileri adlî makamların talepleri dışında muhafaza eder.
a) Yatırım planları,
b) İş planları ve faaliyet stratejileri,
c) Pazarlama ve fiyatlandırma politikaları,
ç) Araştırma ve geliştirme projeleri,
d) İlgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeciler hariç olmak üzere, hisseleri halka açık olmayan işletmecilerin bilanço ve gelir tablosu bilgileri.
Kamuoyuna açıklanabilecek bilgiler
MADDE 7 – (1) 5 inci maddede belirtilen ilkeler çerçevesinde Kurum tarafından, aşağıda sayılan bilgiler, tahdidi olmamak kaydıyla, belirlenen yayım araçları ile uygun görülen ölçüde yayımlanabilir.
a) Abone sayıları,
b) Trafik miktarı,
c) Net satış gelirleri,
ç) Abone sayıları, trafik bilgileri ve net satış gelirlerine göre pazar payları,
d) Yapılan yatırım miktarları,
e) Personel sayısı ve demografik dağılımı,
f) Abone başına gelir, trafik, yatırım ve personel sayısı,
g) İşletmeci değiştiren abone sayıları,
h) Kurum tarafından önceden belirlenmiş kriterlere göre hesaplanan ve işletmeci şebekelerinden elde edilen hizmet kalitesi ölçütleri (yerleşim yerleri ve/veya il bazında),
i) Kurum tarafından önceden belirlenmiş kriterlere göre hesaplanan kapsama alanı değerleri,
j) Kurum tarafından önceden belirlenmiş kriterlere göre yapılan ve/veya yaptırılan saha ölçüm sonuçları,
k) Elektronik haberleşme hizmet ve altyapısına ilişkin hizmet kalitesi alanında yapılmış Kurum düzenlemelerinde yer alan diğer hizmet kalitesi ölçüm sonuçları.
(2) Kurum, birinci fıkrada belirtilen bilgileri; işletmeci, sektör, tarife paketi, hizmet, çağrı veya bağlantı türleri, abone türleri ve benzeri kategorilere göre ayrıntılı olarak yayımlayabilir.
(3) Herkese açık kaynaklardan elde edilebilen bilgiler, 6 ncı maddede sayılanlar haricindeki bilgiler ve bunlardan türetilebilen bilgiler ticari sır kapsamına girmez ve Kurum tarafından yayımlanabilir.
İdarî yaptırımlar
MADDE 8 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerinin ihlali durumunda Kurumun idarî para cezalarına ilişkin yönetmelik hükümleri esas alınır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Son Hükümler
Yürürlük
MADDE 9 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 10 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Kurul Başkanı yürütür.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararı!

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ
KURULU
YD. İtiraz No: 2009/107

İtiraz Eden (Davalı) : Adalet Bakanlığı-ANKARA
Karşı Taraf (Davacı) : İstanbul Barosu Başkanlığı

Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesince verilen ve yürütmenin durdurulması isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne ilişkin bulunan 14.10.2008 günlü, E:2007/2795 sayılı kararın, yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına, davalı idare itiraz etmekte ve kararın kaldırılmasını istemektedir.



Danıştay Tetkik Hakimi ... Düşüncesi : Ceza Muhakemesi Yasası'nda ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Yasası'nın ek 7. maddesinde iletişimin denetlenmesi, gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme önlemlerinin uygulanmasına ilişkin olarak davalı idareye tek başına düzenleme yetkisi veren bir kural olmadığından, davalı idarenin itirazının belirtilen gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı ... Düşüncesi : İtiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Danıştay Onuncu Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, itirazın reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, 14.1.2007 günlü, 26434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik"in;
- "İletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi talebi ve kararı" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının,
- "Tedbirin kapsamı" başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasının, "Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinde belirtilen yasal şartlar varsa, suç işleme şüphesi altındaki tanıklıktan çekinme hakkı olan şahıslar hakkında da hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla bu tedbire başvurulabilir." biçimindeki son cümlesinin,

- 7. maddesinin, "Şüpheli veya sanığa yüklenen suç dolayısıyla suç şüphelisi olmayan müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında, Ceza Muhakemesi Kanununun 135. madde hükmü uygulanamaz." biçimindeki 5. fıkrasında yer alan "... suç şüphelisi olmayan ..." ibaresinin,
- "İşlemlerin niteliği" başlıklı 10. maddesinin, açık rızasının olması koşuluyla şikayetçinin iletişiminin tespitine olanak sağlayan 4. fıkrasının,
- "Süre" başlıklı 12. maddesinin, dinleme veya mobil telefonun yerinin tespiti kararlarında sürenin, kararın Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda sisteme tanıtılmasıyla başlayacağı yolundaki 4. fıkrasının,
- "Teknik araçlarla izleme sırasında tesadüfen elde edilen deliller" başlıklı 28. maddesi ile 30. maddesinin gizli soruşturmacının tesadüfen elde ettiği deliller hakkındaki 2. fıkrasının ve 30. maddesinin başlığında yer alan "Tesadüfen elde edilen deliller ve ..." ibaresinin,
- "Gizli soruşturmacının çalışma ilkeleri" başlıklı 28. maddesinin,
iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesi'nin 14.10.2008 günlü, E:2007/2795 sayılı kararıyla; dava konusu Yönetmeliğin amaç ve kapsamı dikkate alındığında, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi, gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme tedbirlerinin uygulanması yönünde yargı makamlarınca alınan kararları yerine getiren adli kolluk ve bu görevi yapan diğer kolluk birimlerinin görev ve sorumluluklarının, adelet hizmetlerini yürüten Adalet Bakanlığınca, yargı sürecine müdahale sonucunu doğurmayacak biçimde idare hukuku ilke ve kararları çerçevesinde yönetmelikle düzenlenebileceği sonucuna ulaşılmış; ancak bu konuda çıkarılacak yönetmeliğin 5271 sayılı Kanun ile düzenlenen, ceza yargılamasının nasıl yapılacağına ilişkin kurallar içeremeyeceğinin de tabii olduğu belirtilmiş; işin esasına gelince, dava dilekçesinde öne sürülen hususların, Yönetmeliğin dava konusu edilen 5. maddesinin 1. fıkrasının, 10. maddesinin 4. fıkrasının, 22. maddesinin, 28. maddesinin 6. fıkrasının ve 30. maddesinin 2. fıkrasının yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 27. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği sonucuna ulaşılarak, sözü edilen maddelerin yürütülmesinin durdurulması istemi reddedilmiş; buna karşılık, 5271 sayılı Yasa'nın 135. maddesinin 2. fıkrası ile 136. maddesinin 1. fıkrasına aykırı olarak, iletişimin denetlenmesi tedbirinin uygulama alanının genişletildiği gerekçesiyle Yönetmeliğin 7. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesinin ve aynı maddenin 5. fıkrasında geçen "... suç şüphelisi olmayan..." ibaresinin; Anayasa ile güvence altına alınan haberleşme özgürlüğünün kısıtlanması biçiminde, olağanüstü bir yöntem olan iletişimin denetlenmesinin, 5271 sayılı Yasa'nın 135. maddesi gereğince belli bir süreyle uygulanabilmesine karşın, bu uygulamanın sınırsız olarak ertelenmesine olanak tanınmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Yönetmeliğin 12. maddesinin 4. fıkrasının; 5271 sayılı Yasa'nın 139. maddesine aykırı biçimde, gizli soruşturmacının görevlendirilmesinde yetki karmaşasına neden olunduğu gerekçesiyle Yönetmeliğin 28. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinin; 5271 sayılı Yasa'nın 138. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olduğu gerekçesiyle de Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının yürütülmesi durdurulmuştur.
Davalı idare, kararın yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına itiraz etmekte ve kaldırılmasını istemektedir.
Anayasa'nın 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Ulusu adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı belirtilmiş; 138. maddesinde hakimlerin görevlerinde bağımsız oldukları ifade edilmiş ve bu bağımsızlığı sağlayan araçlara yer verilerek, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat verilmesi, genelge gönderilmesi, tavsiye ve telkinde bulunulması, görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisi'nde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulması, görüşme yapılması veya herhangi bir beyanda bulunulması yasaklanmıştır.
Yargı bağımsızlığının gerekliliği ve varlığı, güçler ayrılığı ilkesinin yanı sıra Anayasa'nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez nitelikteki 2. maddesinde yer alan Türkiye Cumhuriyeti'nin niteliklerine dayanmaktadır. Başka bir ifadeyle yargı bağımsızlığı, daha doğrusu yargının bağımsızlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumun huzuru, ulusal dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk ulusçuluğuna bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olmasının doğal ve zorunlu sonucu; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunun, kişi temel hak ve özgürlüklerinin en önemli güvencesini oluşturan hukuk güvenliğini sağlamanın tek aracıdır.
Bu önemi ve vazgeçilemezliği nedeniyle Anayasa, güçler ayrılığını Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olarak nitelendirmiş; bu bağlamda yasama ve özellikle yürütme erki ile yargı arasında, yargının işlevsel etkinliğini artırmak, faaliyetlerini hızlandırmak ve kolaylaştırmak için kimi organik bağlar kurmakla birlikte, fonksiyonel bir etkide bulunulmasına, yani yargı yetkisinin kullanılmasına ve yürütülmesine karışmaya kesinlikle izin vermemiştir. Bu haliyle, yargı erkini oluşturan, yargı yetkisini kullanan hakimlik ve savcılık mesleğinin yürütülmesinin, başka bir ifadeyle yargı yetkisinin kullanılmasının, yani mahkemelerce yapılan faaliyetlerin neler olduğunun belirlenmesinin yürütme erkine bırakılmaması, hatta yürütmenin etki ve gözetiminin dahi bulunmaması hukukun genel ilkelerinin ve üstün kamu yararının mutlak gereğidir.

Bu çerçevede, "Muhakeme" kavramı, yalnızca yargılama usulünü değil, yargı yerinin uyuşmazlığın çözümü için yürüttüğü faaliyetten kaynaklanan hukuki ilişkilerin sujelerinin işlemlerini de içermektedir. "Ceza Muhakemesi"nin temel amacı, yargılanan kişinin hukuksal güvenliğinin gereği olarak yargılamanın nasıl yapılacağının gösterilmesinden başka, adil yargılama ilkesinin gereklerinin gözetilerek "maddi gerçeğin" ortaya çıkartılmasıdır. Bu bağlamda yargıcın yargılama faaliyetini yürütmesine ait şekil/yöntem kurallarının yanı sıra, ceza yargılamasının diğer sujelerinin eylemleri, işlemleri, hakları ve yükümlülükleri ile maddi gerçeğin araştırılması ve bulunması için öngörülen araçlar ile bu araçları kullanacaklar da ceza muhakemesine ilişkin düzenlemelerin kapsamındadır. Nitekim, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası'nın 1. maddesinde de, bu Yasa'nın, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini de düzenlediği belirtilmiştir. Dolayısıyla ceza muhakemesini düzenleyen kurallar yalnızca usul kurallarına değil, aynı zamanda maddi içeriğe de sahiptir.
"İdare Hukuku"nda "yetki", idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü ifade etmektedir. Bu yönüyle idari işlemin en temel unsurunu oluşturan "yetki", yasayla hangi makama verilmiş ise ancak onun tarafından kullanılabilir. İdare Hukukunda "yetkisizlik kural, yetkili olma istisna"dır. Bu istisna ise, yetkinin, yalnızca yasayla gösterilen hallerde ve yine yasayla gösterilen idari merciler tarafından kullanılmasıdır. Bu nedenle "yetki" yasanın açık izni olmadan devredilemez. Anayasa'nın 123. maddesi uyarınca, kuruluş ve görevleri yasayla düzenlenmek durumunda olan idarenin kendi düzenleme yetkisi de yasalarla sınırlı olduğundan, yetki kuralları genişletici yoruma tabi tutulamaz.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle Ceza Muhakemesi Yasası kapsamında Adalet Bakanlığı'nın düzenleme yetkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Yargılama usulü ile ilgili konular yargı yerini ilgilendirdiği için, yargılama usulü yasalarının uygulanmasına ait alt düzeydeki normların konusu ve kapsamının ilgili yasa metninin lafzıyla sınırlı olacağı tabiidir.
Bu nedenle, genel anlamda, mahkemelerin yargılama faaliyeti içinde yer alan usul konusunun, idari alanın dışında kaldığının ve münhasıran kanun konusu olduğunun kabulü gerekmektedir. Yargılama usulü içinde düzenlenen bir konunun idari alan sayılabilmesi için ise, bu konuların neler olduğunun ve sınırlarının Yasakoyucu tarafından açıkça gösterilmesi zorunludur. Yasakoyucunun düzenleme yapma yetkisi vermediği hususların da idarece düzenlenebileceğinin kabulü, yargı yetkisinin idare tarafından kullanılması anlamına gelir ki, bu durumun diğer bir ifadesi "fonksiyon gaspı"dır.
Bu bağlamda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası bir bütün olarak incelendiğinde, anılan Yasanın 64/1., 82., 99., 150/4., 167., 180/5. ve 253/24. maddelerinde yönetmelikle düzenlenecek konular açıkça belirtilmiş; 333. maddesinde de, "(1) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, aksine hüküm bulunmadıkça, ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılır." hükmüne yer verilmiştir.
Değinilen Yasa hükümlerinin birlikte incelenip, değerlendirilmesinden; Yasakoyucunun "idari alan" olarak gördüğü ve yönetmelikle düzenlenmesini öngördüğü konuları konu ya da madde belirtmek suretiyle açıkça gösterdiği, bu konu ve maddeler arasında ise "telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi" ve "gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme" konularına yer vermediği, 333. maddede ise, yönetmelik çıkarma yetkisini, sadece bu Kanunda öngörülen Yönetmelikler ile sınırladığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Yasakoyucunun, Anayasa'nın kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığını koruma hakkına ilişkin 17., özel hayatın gizliliğinin korunmasına ilişkin 20., haberleşme hürriyetine ilişkin 22., düşünceyi açıklanma ve yayma hürriyetine ilişkin 26. maddeleri gibi bir çok temel hak ve hürriyetle ilgisi olan iletişimin denetimi kapsamındaki faaliyetlerin özellikle yönetmelikle düzenlenmesini öngörmediği ve bu konuları, Yasa'da ayrıntılı olarak düzenlemeyi tercih ettiği görülmektedir.
Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin Anayasa'nın 124. maddesinden kaynaklanan düzenleme yetkilerinin ise, görev alanları ile ilgili kanunlarla sınırlı olması nedeniyle, mahkemeler tarafından uygulanacak olan yargılama usulüne ilişkin kanunların, idarenin görev alanı ile ilgili olduğundan sözetmeye olanak bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Yasası'nın ek 7. maddesinde ise, gerek bu maddede belirtilen telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişime ilişkin işlemlerin, gerek Ceza Muhakemesi Yasası kapsamında yapılacak "dinlemeler"in Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde "Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı" adıyla kurulan tek bir merkezden yapılması esası benimsenmiş; aynı maddenin son fıkrasında, bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usullerin ise Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanlıklarının görüşü alınarak Başbakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş; bu doğrultuda, hazırlanan "Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik", 10.11.2005 günlü, 25989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan Yönetmelikle yapılacak düzenlemenin, Ceza Muhakemesi Yasası çerçevesinden yürütülecek yargılama faaliyeti ilgili olmayıp, anılan Yasanın 135 ila 140. maddelerine göre verilecek kararların kamu kurum ve kuruluşları ile adli kolluk görevlilerince yerine getirilmesine yönelik usul ve esaslarla ilgili olması gerektiğinde de kuşku bulunmamaktadır.
Bu durumda, Ceza Muhakemesi Yasası'nın 135 ila 140. maddelerinde düzenlenen telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi ve gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme konularında Adalet Bakanlığının düzenleme yetkisi bulunmadığından, yürütmenin durdurulması isteminin bu gerekçeyle kabulü gerekirken Dairece işin esasının incelenmesi suretiyle verilen yürütmenin durdurulması kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onuncu Dairesinin 14.10.2008 günlü, E:2007/2795 sayılı kararının yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına, davalı idarece yapılan itirazın yukarıda belirtilen gerekçeyle REDDİNE, 30.4.2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu


K A R Ş I O Y

X- Adalet Bakanlığının, Ceza Muhakemesi Yasası'nın 135 ila 140. maddelerine dayanılarak yönetmelikle düzenleme yapma yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

AB, İsveç’i Veri Saklama Direktifi’ni İç Hukukuna Uyarlamadığı İçin Dava Edecek!

AB Veri Saklama Direktifi’ni 2006 yılında kabul etmiştir. Bu Direktif İnternet Servis Sağlayıcılar ve arama motorlarının güvenlik güçlerine yardımcı olmaya yetecek, ancak mahremiyet sorunlarına sebep olmayacak ölçüde veriyi muhafaza etmesini öngörmektedir. Ancak İsveç bu Direktifi iç hukukuna uyarlamamıştır. AB ise, Direktifi zamanında iç hukukuna aktarmadığı gerekçesiyle İsveç’i dava etmeyi düşünmektedir.
2006 tarihli Veri Saklama Direktifi AB üyesi tüm ülkelerin 6 ay-2 yıllık süreler zarfında belirli verilerin saklanmasını öngören düzenlemeler yapmasını gerektirmektedir. Ulusal hukukların Mart 2009 itibariyle Direktife uyumu sağlayan yasal düzenlemeleri yürürlüğe koymuş olmaları gerekmekteydi. Ancak İsveç’te bu konuda hala bir kanun tasarısı mevcuttur.



İsveç’te yayınlanan Svenska Dagbladet gazetesinin yaptığı habere göre; İsveç Hükümeti 6 aylık saklama süresi öngören mevzuatı bir veya iki ay içinde yürürlüğe sokmayı planlamaktadır. Veri Saklama Direktifi’ne uyumu öngören yasal düzenlemenin İsveç Adalet Bakanlığı’nın “favori projesi” olmadığına dikkat çeken gazetede, Bakanlığın bu konuda ilgili tüm tarafların görüşlerini değerlendirmekte olduğunun altı çizilmiştir. Yürürlüğe girecek olan yasa tasarısı, kullanıcılarına anonimlik vaad eden birçok İnternet Servis Sağlayıcı üzerinde ayrıca bir baskı oluşturacaktır. 1 Nisan 2009 tarihinden itibaren İsveç’te İnternet Servis Sağlayıcılar, bazı hukuki davalarda kullanıcı hesap bilgilerini paylaşmak konusunda zorlanabilecekleri AB’nin Fikri Mülkiyet Hakları Uygulama Direktifi (Intellectual Property Rights Enforcement Directive (IPRED))’ni uygulamaya başlamışlardır.

AB VERİ KORUMASI DİREKTİFİ’ne İLİŞKİN TEKNİK RAPOR

RAND Europe tarafından hazırlatılan ve 95/46 Sayılı AB Veri Koruması Direktifi’nin gözden geçirildiği teknik rapora aşağıdaki linkten erişmek mümkündür:

http://www.ico.gov.uk/upload/documents/library/data_protection/detailed_specialist_guides/review_of_eu_dp_directive.pdf



AB’de veri korumasına ilişkin bu tür raporlar, tartışma, çalışma ve toplantılar Türkiye için de önem taşımaktadır. Bazı hükümleri itibariyle ülkemizde oldukça tartışmalı olan Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısımız bakımından, AB’deki çıktıların yakından izlenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Veri Korumasında Uyumlaştırma Sorunu

Avrupa’nın kişisel verilerin korunmasına ilişkin boşlukları, farklı ulusal yaklaşımlar yüzünden giderek artmaktadır. Yaklaşık 15 yıldır Avrupa, dünyaya kişisel verilerin korunması konusunda öncülük etmiştir. AB seviyesinde bunu 1995 yılında kabul ettiği veri koruması direktifi aracılığıyla sağlamıştır. Ulusal seviyede üye devletler direktife uyumu bağımsız veri koruması otoriteleri tesis ederek ve çok sayıda yasal ve düzenleyici önlemleri uygulamaya koyarak gerçekleştirmişlerdir. Ancak; Eurobarometer tarafından geçen yıl gerçekleştirilen bir araştırma Avrupalıların yeteri ölçüde korundukları hissine sahip olmadıklarını göstermiştir. Genetik profil çıkarılması ve online sosyal ağlar gibi mahremiyeti tehdit eden yeni gelişmeler yaşanmakta ve giderek bu tür tehditlere karşı kamuoyu bilinci artış göstermektedir.



Buna ilaveten üye devletler halihazırda veri koruması bakımından çok farklı yaklaşımlara sahiptirler. Bazıları çok katı iken, diğerleri daha bir serbestiden yanadır. Düzenleyiciler ve organizasyonlar arasında kollektif bir belirsizliğe yol açan belirli konularda uyumlaştırma sorunu yaşanmaktadır (Örneğin; kişisel verilerin kullanılması için gerekli rızanın nasıl alınacağı gibi). Düzenlemelerin icrası da birbirinden çok farklıdır ve spesifik ulusal, kültürel ve yasal bağlamlarda etkililer söz konusu olmaktadır.
Bu tür farklılıklar ulusal ve AB otoritelerini, verilerin AB dışına taşınması sözkonusu olduğunda kişisel verilerin korunması bakımından zorlamaktadır. Amerikan otoriteleri ile uçak yolcularının isimlerinin paylaşılmasına ilişkin uzun ve hararetli tartışma örneklerden biridir. Uyumun mevcut olmaması küreselleşmenin nimetlerinden, global dış kaynak ve veri depolamanın sanallaştırılması gibi olanaklardan istifade etmek isteyen Avrupalı şirketlerin operasyonlarını da karmaşık hale getirmektedir.
Globalleşmeye verilen harmonize olmayan yanıtlar ve teknolojik yenilikler tarafından ortaya konulan belirsizlikler, Avrupa’nın kişisel verilerin korunması ve mahremiyete ilişkin yaklaşımlarında reform yapması ihtiyacını ortaya koymaktadır.
Peki AB’nin bu noktada yeni bir veri koruması direktifine ihtiyacı var mıdır? Kısa dönemde belki hayır. Ancak üye devletlerin ulusal hukuklarını daha çok uyumlu hale getirmeleri, mevcut regülasyonları daha iyi uygulamaları ve sosyo-ekonomik ve teknolojik trendleri anlamak için daha çok gayret göstermeleri şartıyla, ayrı bir Direktif ihtiyacı bu aşamada gerekli olmayabilecektir.
In the future, though, the EU will inevitably have to adjust its system of rules to cope with the evolving uses of personal data, globalisation and international data flows. That systemic change would need to be broad-based – EU institutions, industry, civil society and academia would all have to be involved – because this is ultimately far more than a regulatory matter. At stake is nothing less than a fundamental human right and one of the cornerstones of modern democratic society: privacy.Ancak gelecekte AB’de kaçınılmaz bir şekilde kendi sistemindeki kuralları, kişisel verilerin yaygınlaşan kullanımı, globalleşme ve uluslararası veri akışı gibi konularla baş edebilmek için düzenleyecektir. Çünkü; tehlikede olan konu sadece temel bir insan hakkı olmaktan öte, modern demoktarik toplumların temel taşı olan bir unsurdur: Mahremiyet!

GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 6- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun:

b) Mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “100.000.000 lira”, “50.000.000 lira” ve “25.000.000 lira” ibareleri “1.000 Türk Lirası”, “500 Türk Lirası” ve “250 Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş, beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz.”

“Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, belirlenen sürelerin sonundan itibaren 15 gün içinde verilmesi halinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/4 oranında, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise 1/2 oranında uygulanır.” “Elektronik ortamda beyanname ile bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi halinde, 352 nci maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmez.”



MADDE 7- 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun: a) 77 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Resmi sicile kayıtlı olan menkul malların haczi, sicillerine işlenmek üzere sicilin tutulduğu daireye tebliğ edilmek suretiyle de yapılır. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligata elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

” b) 88 inci maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümleler eklenmiştir. “Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”


MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 6- Maddeyle, arsalar ile ilgili asgari ölçüde birim değer takdirini yapacak takdir komisyonuna defterdarın, vergi dairesi başkanlığı bulunan yerlerde ise vergi dairesi başkanının görevlendireceği iki memurun da katılımı sağlanmakta, ayrıca 213 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan takdir komisyonlarının kurulacağı yerler ve bu madde uyarınca kurulan komisyonların işleyişi ile takdire ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir. Yine, elektronik olarak verilmesi gereken bildirim ve formların, süresi sonundan itibaren 15 gün içerisinde verilmesi halinde, usulsüzlük cezasının dörtte bir, izleyen 15 gün içerisinde verilmesi halinde yarı oranında uygulanması, ayrıca, beyannamelerinin vermeyenlere, hem beyanname vermemekten hem de beyannamelerini elektronik ortamda vermemekten ötürü iki defa ceza kesilmemesi öngörülmektedir. Maddeyle ayrıca, genel bütçeye, il özel idarelerine, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç, fon, pay ve benzeri mali yükümler, bunların faiz, zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalarda, hükmedilecek avukatlık ücretlerinin maktu hale getirilmesi öngörülmektedir.

MADDE 7- Maddeyle, 6183 sayılı Kanunda değişiklikler yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile, 6183 sayılı Kanunun “Menkul malların haczi” başlıklı 77 nci maddesine bir fıkra eklenerek resmi sicile kayıtlı olan menkul malların haczinin sicillerine işlenmek üzere sicilin tutulduğu daireye tebliğ edilmek suretiyle de yapılacağı hususunda Kanuna açıklayıcı hüküm konularak, mülkiyetin karinesi olan bu kayıtlara işlenen hacizlerin hukuken geçerli olduğu yönündeki Yargıtay içtihatları doğrultusunda düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, yapılan düzenleme ile resmi sicile kayıtlı olan menkul malların haczi için tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirilerinin, bu kayıtların tutulduğu kurumlara elektronik ortamda tebliğ edilebilmesine ve bu bildirilere verilecek cevapların da elektronik ortamda alınabilmesine imkan verilmektedir. Elektronik ortamın kullanılması sonucunda işlemlere sürat kazandırılarak iş gücünde, posta masraflarında ve kırtasiyede tasarruf sağlanacaktır. Belirtilen amaçlarla önerilen düzenlemede, elektronik ortamda yapılacak tebligatlar ve bu tebligatlara verilecek cevapların da elektronik ortamda alınmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir. Maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan düzenleme ile kamu alacaklarının takibi için tahsil dairelerince gayrimenkullerin ve gemilerin kayıtlı oldukları sicillere işlenmek üzere tebliğ edilecek haciz bildirilerinin elektronik ortamda da tebliğ edilmesini ve cevapların elektronik ortamda alınmasını sağlamak ve elektronik ortamdaki tebligatlara ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla Maliye Bakanlığına yetki vermek üzere 6183 sayılı Kanunun 88 inci maddesine cümle ilavesi öngörülmektedir. Yapılan bu düzenleme ile elektronik ortamın kullanılması sonucunda işlemlere sürat kazandırılarak iş gücünde, posta masraflarında ve kırtasiyede tasarruf sağlanması amaçlanmaktadır.

Parmak İzini Veren Yüzünün Fotoğrafını Alacak!

Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü tarafından geliştirilen ‘Parmakizinden Yüz Tanıma’ Projesi Ankara’da düzenlenen bir toplantıyla tanıtıldı.
Patenti Gazi Üniversitesi araştırmacıları tarafından alınan geliştirilmiş bu proje ile kişilerin sadece parmakizlerinden yüz robot resimleri elde edilebiliyor.
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü Öğretim üyesi ve projenin mimarlarından olan Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu, Projenin Dünyada ilk kez kendileri tarafından yönetildiğini belirterek, bu projede kişinin tanınmasında ve kimliklendirilmesinde kullanılan ve ‘kişiye özgü’ kavramıyla özdeşleşen biyometrik özellikler kullanılarak kişileri yüksek doğruluklarla tanıyıp kimliklendirebilmenin mümkün olduğunu ifade etti.



Sağıroğlu, “Yapılan pek çok çalışmada, nano mertebesinde olan özelliklerde kişiye has özelliklerin bulunması veya genetik olarak saklanması fikri, bizde de biometrik özellikler arası bir geçiş oluşması fikrini doğurmuştur. Sunulan çalışmada, parmakizinden yüzü tanıyan zeki bir sistem geliştirilmiştir dedi.
Şeref Sağıroğlu, Parmakizi ile yüz arasındaki olabilecek ilişkinin analizi ve incelenmesi işlemine parmakizi ve yüz özelliklerini içeren bir ÇBVT oluşturularak başlandığını belirterek, “Sunulan çalışmada 120 kişilik bir parmakizi yüz veritabanı oluşturulmuştur. Bu çalışmada sadece bir adet kırmızı ve her yüze ait sadece bir adet yüz resmi kullanılmıştır. Kişinin sağ el işaret parmağı ile kişiyle hiçbir bilgi olmaksızın kaşlar, gözler, burun ve ağız olarak sıralanabilen yüze ait temel bileşenler elde ediliyorö diye konuştu.Projeyi ilk kez dünya kongresinde sunduğunu söyleyen Sağıroğlu, yurtdışından birçok çalışma teklifi aldığını dile getirerek, Türkiye için ticari olabilecek bir ürün olduğunu ifade etti.
Çalışmalarının başarısızlık oraranının yüzde 3 olduğuna işaret eden Sağıroğlu, Türkiye’de de ilgili birimlerle görüştüğünü, projenin hazır olduğunu ancak çalışmalara devam edip tamamen tamamlandıktan sonra görüşmek istediğini bildirdi. Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu şunları söyledi:
“Bu projede kişiye ait bir parmakizi resmini kullanarak aynı kişinin yüz robot resmini çizmeye yönelik bir sistem bütün olarak sunulmaktadır. Elde edilen sonuçlar parmakizi ve yüz gibi biyometrik iki özellik arasında yakın bir ilişkinin varlığını ortaya koymakta, bu ilişkinin boyutu ve çeşidi bundan sonraki çalışmalara kalmaktadır.
Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu, Arş. Gör. Uraz Yavanoğlu ve Tıp öğrencisi Necla Özkaya tarafından geliştirilen ‘Parmakizinden Yüz Tanıma’ Projesinin sonuçlarını Sağıroğlu şöyle kaydetti:
“Sunulan çalışma ile diğer biyometrikler arasında olabilecek herhangi bir ilişkinin analiz edilmesinde öncülük olabilecek nitelikdedir. Sunulan sonuçlarda bazı değerlerin yüksek çıkması ve bazı sonuçlarda düşük hata elde edilmesinin sebepleri ise parmakizleri ile yüzler arasında oluşturulan modelin bazı parmak izleri için iyi performans göstermemesinden kaynaklanmaktadır. Yüksek hata değerine sahip olan yüz resimleri düşük hata değerlerine sahip yüz resimlerinin benzerlikleri üzerinde kapsamlı çalışma yapılarak bu husus somut olarak açıklanmasına ihtiyaç vardır. PYTZS’de kullanılan yaklaşım, biyometrik sistemler, güvenlik, kimliklendirme, suç ve suçlu takibi ve benzeri birçok alana yeni araştırma alanları ekleyecek niteliktedir. Robot resim şeklindeki çıkışların literatürde bilinen ve kullanılan çeşitli teknikler ve programlar yardımıyla resim şekline getirilmesi, üç boyutlu hale çevrilerek görselliği ve doğruluğun arttırılması mümkündür. Projeyi www.fingerprint2face.org sitesinden herkes deneyebilir.

Kaynak: Kaynak:http://www.milliyet.com.tr/default.aspxaType=SonDakika&ArticleID=1091143

Yurtdışından Gelen Google Yetkilileri Üniversite Öğrencileri ile Buluşuyor!

Dünyanın farklı ülkelerindeki Google ofislerinden Türkiye’ye gelecek olan 30 Ürün Pazarlama Uzmanı üniversite öğrencileri ile bir araya geliyor. Türkiye’den Google çalışanlarının da katılacağı toplantıda, Google ürünleri hakkında öğrencilerin görüşlerini dinleyecek ve onların sorularını yanıtlayacak olan yetkililer, Google servisleri hakkında ayrıntılı bilgileri de öğrencilerle paylaşacak.



1 Mayıs saat 13:00’de BUMED (Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği) Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek bu buluşmaya katılabilmek için adınızı, soyadınızı, eğitim gördüğünüz üniversiteyi ve size ulaşabilecek telefon numarası bilgilerini heymi.bahar@mmdcee.com adresine göndererek kayıt yaptırmanız gerekiyor.

Kitap: e-Sağlık Kayıtları ve Özel Hayatın Gizliliği

Sağlık Bakanlığı'ndan Mahir ÜLGÜ, Avrupa Konseyi Proje Ofisinden Cüneyd ER ve benim birlikte yazdığımız "e-Sağlık Kayıtları ve Özel Hayatın Gizliliği" adlı, gerek yazımı gerek basım ve dağıtımı süreçlerinde Roche Müstahzarları A.Ş.'nin sponsoru olduğu kitabımız yayımlanmıştır.



Ulusal ve uluslararası düzenlemeler, standartlar ve ilkeler ışığında kişisel sağlık verilerinin korunması, mahremiyeti ve gizliliği sorununun benim tarafımdan ele alındığı kitapta, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin çok yeni kararları çerçevesinde konunun özel hayatın gizliliği ilkesi ile örtüşme kriterleri çok değerli öğrencim ve meslektaşım Cüneyd ER tarafından açıklanmıştır. Kitabın kendi yazdığı bölümleri ile ilgili değerlendirmeleri en kısa süre içinde iyileşerek kendisinin yapmasını temenni ediyorum.


Sağlık Bakanlığı'nın e-devlet ve e-dönüşüm projeleri çerçevesinde kişisel sağlık verilerine ilişkin durumun ne olduğu, konuya ilişkin ne tür çalışmaların yapıldığı, devlet hastanelerine yönelik olarak yapılan bir anket ile de uygulamada konunun ne şekilde ele alındığı Sağlık Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'nda çalışan değerli arkadaşım Mahir ÜLGÜ tarafından irdelenmiştir.

Kitap ücretsiz olarak doğrudan Roche A.Ş.'den temin edilebileceği gibi, leyla.keser@gmail.com veya mahirulgu@gmail.com adreslerine göndereceğiniz mail ile de bizimle irtibata geçebilirsiniz.



“.tr Uzantılı Alan Adları Regülasyonu BTK’da!

10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı I. Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun, 5 inci maddesi ile internet alan adları gibi kıt kaynaklara dayalı elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin strateji ve politikaları belirleme ve 35 inci maddesi ile internet alan adlarının tahsisini yapacak kurum veya kuruluşun tespiti ile alan adı yönetimine ilişkin usul ve esasları belirleme, görev ve yetkileri Ulaştırma Bakanlığı’na verilmiştir.



Ulaştırma Bakanlığı’nın 03.03.2009 tarihli ve 321 sayılı yazısı ile de “İnternet Alan Adları” tahsisine ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesi görevi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) tevdi edilmiştir.
Bu çerçevede, BTK tarafından İnternet Alan Adları ile ilgili düzenleyici çerçeve oluşturulacaktır. BTK söz konusu düzenleyici çerçeveyi, genel yaklaşımı doğrultusunda, ilgili tüm paydaşlarla işbirliği içinde hazırlamayı planlamaktadır. Bu itibarla, ilgili tüm tarafların etkin katılım ve desteğini sağlamak, birikimlerinden istifade etmek ve gerekli dayanışma ve işbirliği ortamını tesis etmek amacıyla, aynen Elektronik İmza Ulusal Koordinasyon Kurulu oluşumunda olduğu gibi, İnternet Alan Adları Ulusal Koordinasyon Kurulu (“.tr UKK”) oluşturulmuştur.
“.tr UKK” nın ilk toplantısı 19.03.2009 tarihinde yapılmış ve 3 Çalışma Grubu teşkil edilmiştir. Bunlar;
- Yapı ve İşleyiş Kuralları
- Haklar, Yükümlülükler ve İlişkiler
- Uyuşmazlık Çözüm Mekanizmalarışeklindedir.

Amerikalı Tüketiciler Mobil Bankacılığı Güvenlik Korkusu Yüzünden Tercih Etmiyor!

Denetim Firması KPMG’nin 500 Amerikalı tüketici üzerinde yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre; tüketicilerin %76’sı düzenli olarak bilgisayarlarından internet bankacılığı işlemleri yaparken, sadece %9’u mobil bankacılık işlemleri yapmaktadır.



Tüketicilerin %95 kadarı telefonlarını şimdiye kadar web sitelerinden alışveriş yapmak amacıyla kullanmadıkları için, finansal işlemleri yapmak amacıyla telefon kullanmak bakımından da kendilerini rahat hissetmemektedir.
Ankete katılanların %48 kadarı ise cep telefonlarından internet bankacılığı yapmama nedenleri olarak güvenlik ve mahremiyet kaygılarını dile getirmektedir.
Büyük Amerikan bankalarının çoğu mobil bankacılık hizmeti sunmasına rağmen, tüketicilerin %68’i bankalarının bu hizmeti sunmadığını belirtmiştir.
http://uk.reuters.com/article/technologyNewsMolt/idUKTRE53764H20090408

e-OYLAMA’ya İlişkin Örnek Olay Analizi

Harvard Üniversitesindeki Berkman Center for Internet&Society tarafından İsviçre’de gerçekleştirilen örnek olay analizi, e-Oy’a ilişkin önemli bilgiler içeriyor. Demokratik süreçlerin farklı üç aşamasının incelendiği çalışmanın başlıkları şöyledir:




- Akıllı oy
- Elektronik oylama
- Politikacıların İnternette Kişisel Haberleşmeleri

Her üç Rapora ve çalışma ile ilgili detaylı bilgilere aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

http://cyber.law.harvard.edu/publications/2009/Switzerland_case_studies

AB Komisyonu Datacenter’lar İçin İşleyiş Kuralları Yayınladı!

Green IT konsepti çerçevesinde alınan önlemlerden biri olan bu İşleyiş Kuralları, AB Komisyonu tarafından yasama öncesi hazırlanan ilk dokümanlardan biridir. Ancak yakın gelecekte bu kuralları takiben, daha sıkı standartların yayınlanması beklenmektedir.



(Gönderinin devamını buraya yapıştırınız ve parantez içerisindeki bu bölümü siliniz. Aşağıdaki span satırını silmemeniz gereklidir.)

AİHS Çerçevesinde Ev Aramaları ve Bilgisayarlara El Konulması

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, ev aramaları ve bilgisayarlara el konulmasına ilişkin önemli ilkeleri vurguladığı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8 ve 13. maddeleri çerçevesinde gerekçelendirdiği Smirnov v. Russia (2007, ECHR 71362/01) kararı ve ilgili açıklamalar aşağıdaki linkte yer almaktadır.



http://www.ibls.com/internet_law_news_portal_view.aspx?s=latestnews&id=2213

BELÇİKA MAHKEMESİ YAHOO!’yu CEZALANDIRDI!

Belçika’da bir mahkeme, internet arama motoru Yahoo!’yu, dolandırıcılık suçundan sanık bir kullanıcıya ilişkin kişisel bilgileri vermediği gerekçesiyle 55.000 Euro para cezasına çarptırdı. Yahoo! Mahkemenin bu talebini yerine getirmediği her gün için de ilave olarak 10.000 Euro para cezası ödeyecek.



Yahoo! e-posta adresine takma ad kullanarak giriş yapan ve bir dolandırıclık eylemi gerçekleştiren kişiye ilişkin olarak savcı yürüttüğü soruşturma kapsamında, Yahoo’dan siber suçlunun gerçek kimliğine ilişkin bilgileri talep etmiştir.
Kaliforniya’da yerleşik Yahoo! İse bu talebi, bir Amerikan şirketi olduğu ve bu nedenle bu tür bilgilerin Amerikan otoriteleri aracılığıyla istenebileceği gerekçesiyle reddetmiştir. Yaptığı bir açıklamada Yahoo!, mahkeme kararına kesinlikle katılmadıklarını, USA ve Belçika’nın uluslararası bir antlaşmaya taraf olduklarını ve savcının bu anlaşma çerçevesinde bir Amerikan şirketi ile ilgili bilgileri talep etmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Yahoo! savumasının gerekçesini Belçika ve USA arasındaki Karşılıklı Hukuki Yardım Antlaşmasına istinat ettirmektedir.
Savcı ise cevaben, sunduğu hizmetlere Belçika’dan da ulaşılabildiği için aynı zamanda Yahoo!’nun bir Belçika şirketi olduğunu belirtmiş ve Yahoo!’nun rakipleri olan Microsoft ve Google ile benzer sorunların hiç yaşanmadığına dikkat çekmiştir.
Yahoo! bu karara karşı, mahkemenin Kaliforniya firmasının Amerika’daki operasyonları üzerinde yargılama hakkıına sahip olmadığı ve savcının bu tür olaylarda kullanılmak üzere imzalanan uluslararası antlaşmayı göz ardı ettiği gerekçesiyle derhal temyiz yoluna gideceklerini açıklamıştır.
Belçika’daki savcı bu uluslararası antlaşmada öngörülen yasal süreci atlamış ve mahkeme doğrudan Yahoo!’dan internet casusuna ilişkin potansiyel delil olabilecek kişisel bilgileri vermesini istemiştir.
Belçika hükümeti tarafından henüz herhangi bir blokaj bilgisi almadıklarını belirten Yahoo!, bilgileri ifşa etmeme konusunda yasal hükümlere ve politika belgelerine sahip olduklarını ve konuyu Amerikan Hükümeti ile görüşeceklerini ifade etmişlerdir.Yahoo! komünist bir ülke olan Çin’de yaşayan ancak online platformlarda demokrasi taraftarlığı yapan iki kişiye ait e-postaları ve diğer bilgileri Çin hükümetine vererek, bu kişiler hapse atılmasına neden olduğu için, 2007 yılında Amerika’da kanunkoyucu tarafından yoğun eleştirilere maruz kalmıştı.